Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1173 E. 2012/7071 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1173
KARAR NO : 2012/7071
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. maddesine göre yapılan kadastroda Kurna köyü 176 ada 12 parsel sayılı 18 hektar 1104.44m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde “İşbu taşınmaz bahçe olarak 1985 yılından beri Fahri evladı … ve … …. evladı … ve … evladı … ve … evladı …’nin fiili kullanımındadır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” şeklinde şerh bulunmaktadır. 176 ada 19 parsel sayılı 28684.30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, yine bahçe niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde “ İşbu taşınmaz bahçe ve üzerindeki kagir depo olarak 1985 yılından beri … ….. evladı …’nün fiili kullanımındadır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” şeklinde şerh bulunmaktadır. Davacı, taşınmazların kendisi zilyetliğinde olduğunu, davalı gerçek kişilerle bir ilgilerinin bulunmadığını ileri sürerek tespite itiraz etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; 3402 sayılı Yasanın Ek- 4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 ssyılı Yasa hükümleri gereğince 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1744 sayılı Yasa gereğince 2. madde, 2896 sayılı Yasa gereğince 2/B uygulamaları yapılmış; son olarak da 1988 yılında 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları yapılmış, 27/02/1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece sicil oluşturulmadığı gibi kararın 2. ve 3. bentleri de yerinde değildir. Bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Davanın reddine, davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdiren 1.100.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, gerçek kişi davalılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihindeyürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdiren 1.100.00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Davanın reddine, çekişmeli parselin tespit gibi tapuya tesciline, davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdiren 500.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, gerçek kişi davalılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdiren 500.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.