Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7593 E. 2012/15095 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7593
KARAR NO : 2012/15095
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Büyükarmutlu Köyü 139 ada 111 parsel sayılı, 1716,12 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın dedesi … na ait olduğunu belirterek tapu kaydına tutunarak, davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının reddine, …’ün davasının kabulüne karar verilmiş, hükmün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/7005-7111 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, yöreye ait mera tahsis kararı ve haritası, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; taşınmazın orman olmadığı belirlendiği takdirde bu kez mera olup olmadığı araştırılmalı, usûlüne uygun mera ve zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine, …’ün davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptaliyle; payları oranında … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak gerçek kişinin davasının kabulü, Hazinenin davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, doğru sicil oluşturmakla görevli kadastro hâkiminin hükmün ikinci maddesinde taşınmazın kimler adına ve hangi hisse ile tesciline karar verilmeksizin 15/02/2012 tarihli son celse tutanağında belirtilen mirasçılar adlarına tesciline karar verilmiş olması ve kadastro tesbitinin iptali gerekirken, kadastro tutanağının iptaline karar verilmiş olması yerinde değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hükmün ikinci maddesininin tümden hükümden çıkarılması ile ikinci madde olarak “Dava konusu 139 ada 111 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaline, taşınmazın kök murisi … mirascıları adlarına,
40 payının, murisin oğlu, 1933 doğumlu, … … na,
8 payının, murisin ölü kızı …’nin oğlu, 1946 doğumlu, …’e,
8 payının, murisin ölü kızı …’nin kızı, 1951 doğumlu, … e,
8 payının, murisin ölü kızı …’nin kızı, 1956 doğumlu, ….ya,
2 payının, murisin ölü kızı …’nin, ölü kızı …’in eşi, 1937 doğumlu, … …’e,
1 payının, murisin ölü kızı …’nin, ölü kızı …’in oğlu, 1970 doğumlu, … …’e,
1 payının, murisin ölü kızı …’nin, ölü kızı …’in kızı, 1961 doğumlu, … ‘a,
1 payının, murisin ölü kızı …’nin, ölü kızı …’in kızı, 1963 doğumlu, ….na,
1 payının, murisin ölü kızı …’nin, ölü kızı …’in kızı, 1966 doğumlu, … na,
1 payının, murisin ölü kızı …’nin, ölü kızı …’in kızı, 1968 doğumlu, ..ya,
1 payının, murisin ölü kızı …’nin, ölü kızı …’in kızı, 1972 doğumlu,…. adlarına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 27.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.