Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5376 E. 2010/5957 K. 06.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5376
KARAR NO : 2010/5957
KARAR TARİHİ : 06.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ile … ve Orman Bakanlığına vekâleten Hazine vekili 07.04.2009 tarihli dava dilekçesiyle … köyü 116 ada 17 sayılı parselin tamamının yörede 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1991-1992 yıllarında yapılıp kesinleşen, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, davalılar adına tapuya kayıt edildiğini, çekişmeli parsel için tapu maliklerine aleyhine açtıkları davanın ölü … … yönünden reddine, diğer müşterek malikler aleyhine açılan davanın kabulüyle parselin … … dışındaki maliklerin tapudaki paylarının iptaliyle Hazine adına tesciline ilişkin, … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 02.10.2007 gün ve 2009/116-300 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği iddiasıyla, bu kez … Köyü 116 ada 17 sayılı parselin ölü … … adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 116 ada 17 sayılı parselin … … adına tapudaki payın iptaline ve 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1945 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 1993-1995 yılında yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1959 yılında genel arazi kadastrosu, 21.11.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Kadastro sırasında, … Köyü 329 parsel sayılı 10.770 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden 152 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına 30.7.1964 tarihinde tesbit edilip, 22.4.1965 ila 22.5.1965 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, ırsen intikal yoluyla davalılara geçmiştir. Daha sonra yenileme kadastrosu sonucu 116 ada 17 parsel numarasını almıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu parselin bulunduğu … Köyünde 1947 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu parselin DEVLET ORMANI sınırları içinde bırakıldığı, makiye ayırma işleminin konu edilmediği, 21.11.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması işlemi sırasında 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1965 yılında yapılan arazi kadastrosunda taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edildiği yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu kadastro tesbit tarihinden sonra 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği yönündedir.
Mahkemece, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934-… M.Y. 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-… M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, bu tür yerler zilyetlikle edinilemeyeceği gibi, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, her ne kadar eylemli orman niteliğinde olduğu belirlenen çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesinin “Bu Kanunun; a) 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi, b) 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, Uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir.” Hükmü gereğince orman niteliğiyle hazine adına tescil gerekirse de kararı Hazine temyiz etmediği gibi, çekişmeli parsel orman niteliğiyle kullanılmak üzere Orman Yönetimine tahsis edilebileceği gibi, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle Orman Yönetimi tarafından her zaman dava açılabileceğine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından, 6831 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen çekişmeli
parsellerin tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu niteliği belirtilmeden Hazine adına tapuya tescil edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci paragrafta yer alan “Davacının davasının KABULÜNE, dava konusu … Köyü 116 ada 17 sayılı parseldeki davalıların murisi olan … …’e ait olan hissenin tapusunun iptali ile 2/B vasfı ile orman dışına çıkarılan yer vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline,” cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine; “Davanın KABULÜNE, dava konusu … Köyü 116 ada 17 sayılı parseldeki davalıların murisi olan … …’e ait olan pay tapu kaydının iptaliyle, beyanlar hanesine 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğinde olduğunun yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 06.05.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.