YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6363
KARAR NO : 2010/9768
KARAR TARİHİ : 07.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1970 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 1940 parsel sayılı 9.940 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinli bağ niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra satış yoluyla davalı …’e geçmiştir.
Daha sonra 1940 parselin bir bölümü imar uygulaması üzerine yola, 515 ada 1 parsele gitmiştir.1940 parsel 225 m2 yüzölçümlü olarak zeytinli bağ niteliği ile 515 ada 1 parsel sayılı 8.600 m2 yüzölçümlü taşınmaz ise arsa niteliği ile … adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine, 1940 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan bölümünün tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır. Daha sonra Hazine; 1940 parselin Hazine adına tescili isteminde bulunmadığından 1940 ve 515 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan bölümlerinin Hazine adına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra davanın kabulüne, … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda 1940 parselin (B) ile işaretlenen 179 m2 yüzölçümlü bölümünün , 515 ada 1 parselin (B) ile işaretlenen 8.363 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir..
Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 21.4.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve aynı orman tahdit hattını ilgilendiren ve çekişmeli taşınmazın yanında bulunan … Köyü 1941, 1942 ve 1943 parseller hakkında parsel malikleri tarafından Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın, taşınmazların 2/B madde alanında kaldığı gerekçesi ile 13.10.2001 gün, 1997/651-610 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği ve Dairenin 11.12.2001 gün ve 2001/7671-9691 sayılı kararı ile onandığı ve karar düzeltme isteminin de red edilerek kesinleştiği, … tarafından 225 m2 yüzölçümlü 1940 parsele yönelik aplikasyon ve 2/B işleminin iptali istemiyle açtığı davanın … … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/454 -2004/24 sayılı kararıyla reddedildiği , Dairenin 4.10.2007 gün 2007/12132-11848 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, bu kararın … yönünden 1940 parsele ilişkin olarak H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğinde bulunduğu, mahkemece bu hususlar ile aplikasyon değerleri ve memleket haritası gözönünde bulundurularak karar verildiğine, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.