YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1841
KARAR NO : 2010/4732
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine dava dilekçesiyle; … 48 ada 50 parsel sayılı 603 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydı üzerinde “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesine tabidir” şerhi bulunduğunu, taşınmazın öncesinin orman olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptal tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu yerler orman sınırları dışında bırakılmışlardır. Daha sonra 1976, 1985 ve 1989 yıllarında 2/B madde uygulama çalışmaları yapılmış, önceki çalışmalara aynen uyulmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bölgede 1958 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu yerin tarla niteliğiyle, 10760 m2 ve 63 nolu parsel olarak, Nisan 1955 tarih 20 nolu tapu kaydı uygulanarak … adına tespit edildiği, bu tespite karşı Hazine tarafından tapu kaydı miktar fazlası istenerek itirazda bulunulduğu, Sarıyer Tapulama Mahkemesinin 1959/104 – 1969/35 sayılı 08.07.1969 günlü ilamıyla itirazının kabul edilerek tapu miktarı kadar 1838 m2’lik yerin ayrı parsel numarasıyla yani 63 nolu parsel olarak gerçek kişiye verildiği, tapu kaydı miktar fazlası olan 8922 m2’lik alanın ise, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, bu alanın 293 parsel numarası aldığı, verilen kararın onanarak 24.03.1970’de kesinleştiği, daha sonra 27.02.1989 yılında yapılan imar uygulaması sonucu 48 ada 14 parsel numarası aldığı, en son 06.09.1990’da ifraz sonucu 48, 49 ve dava konusu 50 nolu parsellerin oluştuğu, belgede ilk olarak 1938 yılında yapılan orman tahdidi sırasında kök parsel olan 63 nolu parselin 36, 37, 38 ve 39 nolu orman tahdit sınırlarına göre orman sınırları dışında kaldığı, sonraki yapılan uygulamalarda da orman sınırları dışında bırakıldığı, komşu 64 nolu parsel hakkında açılan dava sonucu Sarıyer Kadastro Mahkemesinin 1994/12 – 2001/6 sayılı kararı ile 11.950 m2’lik kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığı, kalan 1010 m2’lik kısmın ise orman olmadığı anlaşılarak şahıslar adına tescil edildiği, orman tahdit hattı ile dava konusu 63 nolu parsel arasında komşu 64 nolu parselin bulunduğu, çekişmeli yerin eylemli olarak da orman özellikleri taşımadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.