YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5441
KARAR NO : 2012/6986
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadstro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılardan … ve arkadaşları; 138 ada 300 sayılı taşınmazın adlarına tapuya tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde 2006/177 esas sayılı davayı açmıştır.
Davacı … Yönetimi,…köyünde 185 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 2/B madde çalışmaları bitirilmeden ve askı ilânı yapılmadan 2006 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında orman tahdidi içinde olan 244 adet taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve askı ilânlarının yapıldığı, orman rejimi dışına çıkarma görev ve yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğunu iddia ederek askıya çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle kadastro müdürlüğünü taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece davaya bakma görevinin İdare Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2.7.2008 gün 2008/7328-9740 sayılı bozma kararında özetle; “ Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri … hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, orman yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün 2009/20-148Esas-232 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 138 ada 300, 301 ve 302 sayılı taşınmazlara ilişkin davalar ayrılarak yukarıdaki esasa kaydedilip … ve arkadaşları tarafından açılan davada birleştirilerek … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile kadastro tespit tutanaklarında isimleri … hak sahipleri davaya dahil edildikten sonra çekişmeli 302 parselin halen nitelik kaybetmediği, diğer taşınmazların doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybına uğramadıkları, insan eliyle zorla ormanın tahribi ile nitelik kaybının oluştuğu, el çekme halinde eski hale dönebilecekleri, 2/B madde koşullarını taşımadıkları, kadastro müdürlüğünün de pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle … ve arkadaşlarının 138 ada 300 parsele yönelik davasının reddine, Orman Yönetiminin kadastro müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulamasına ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından … fotoğrafı ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 138 ada 302 parselin henüz nitelik kaybetmediği; 138 ada 300 ve 301 sayılı taşınmazların ise, 31.12.1981 tarihinden önce doğal yoldan bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmediği, beşerî ve insanî faaliyetler yoluyla nitelik kaybettirildiği ve çekişmeli tüm taşınmazların 2/B madde koşullarını taşımayan yerlerden oldukları anlaşıldığına, kadastro mahkemelerinde avukatlık asgari ücret tarifesi yerine 3402 sayılı Yasanın 31/3 maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edileceğine, mahkemece de 3402 sayılı Yasanın 31/3 maddesi gözetilerek vekalet ücreti takdir edildiğine ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince temyiz eden davalı kurumlardan onama harcı alınmasına yer olmadığına 10/05/2012
gününde oybirliği ile karar verildi.