Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1545 E. 2010/4757 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1545
KARAR NO : 2010/4757
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 14.07.2009 tarihli dilekçesiyle … Köyü Kanburdere Mevkii (öncesi 199 sayalı kadastro parseli olan) 3971 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili, davalıların el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakılmış olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tescili, el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur. Daha sonra 1982 yılında yapılıp ilan edilen, ancak; itirazlar incelenmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması, 1988 yılında başlanıp 1990 yılında tamamlanıp, 22.02.1991 – 29.08.1991 tarihlerinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
… birliğinde 1957 yılında yapılan genel kadastroda, … İlçesi … Mevkii 199 parsel sayılı 47.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 1953 tarih 23 sıra numaralı tapu kaydı ve gittileri ile 253 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak, zeytinlik niteliği ile … ve … … adlarına tespit ve tescil edilmiş, parselasyon üzerine 3971 ve dava dışı parsellere ifraz edilmiştir. Davaya konu 3971 parsel sayılı 275,50 m2 yüzölçümündeki zeytinlik niteliğindeki taşınmaz, satış yoluyla davalı … …’e geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934-İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalıların taşınmazı satın aldığı tarihte eylemli orman olması nedeniyle taşınmazın bu durumunu bilmediğini söyleyemeyeceği gözetilerek tapu kaydının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 08.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.