YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1952
KARAR NO : 2010/4764
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … mirasçıları ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 27.11.2008 tarihli dilekçesiyle Yalova … İlçesi Kayalıbağ mevkiinde bulunan 4325 sayılı parselin kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını, Devlet Ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğini, taşınmazın bu bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davaların el atmalarının önlenmesini istemiştir. Maliye Bakanlığı ve … ve Orman Bakanlığını temsilen Hazine avukatı 13.10.2009 tarihli dilekçesiyle, … İlçesi Kayalıbağ mevkii 4325 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının REDDİNE, Hazinenin davasının KABULÜNE, … Birliği 4325 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Allattin Öner mirasçıları ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur. Daha sonra 1982 yılında yapılıp ilan edilen ancak itirazlar incelenmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında başlanıp 1990 yılında tamamlanıp, 22.02.1991 ila 29.08.1991 tarihlerinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş olan aplikasyon sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli 4325 sayılı 300 m2 yüzölçümündeki parsel, 08.11.1988 tarihinde davalı adına kayıt edilmiş olup, … birliğinde 1957 yılında yapılan genel kadastroda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Doğru adına tesbiti 05.02.1958 ila 06.03.1958 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilen, 14750 m2 yüzölçümündeki 661 sayılı parselin, 08.11.1988 tarihinde ifrazıyla oluşmuştur.
1) … birliğinde 1945 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu parseller, … DEVLET ORMANI sınırları içinde bırakılmış, 22/02/1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması işlemi sırasında ise 23.02.2009 tarihli bilirkişi krokisinde çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kişiler adlarına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edilmiş de, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934-İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, yörede çalışan makiye ayırma komisyonu yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmadığı, uygulanabilir bir harita çizmediği, eylemli ve yüksek eğimli devlet ormanlarını da makiye ayırdığı bu nedenle yaptıkları çalışmalara değer verilemeyeceği, kaldı ki, Orman Genel Müdürlüğünün 16.01.1960 gün ve 235 sayılı genelgesi uyarınca, İstanbul Orman Baş Müdürlüğünün 09.08.1962 gün ve 10.11.00-3/778 sayılı emri gereği yapılan çalışmada makiye ayrılan yerlerin yeniden incelendiği ve 24.12.1962 günlü raporun düzenlendiği, bu raporda makiye ayrılan sahalarda sathi erezyonun görüldüğü, sahanın % 30-50 eğimli, 20-40 yaşlarında … kayın, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan eylemli orman alanı olduğu, son maki talimatnamesine göre muhafaza karakteri taşıdığı, bu yerlerin orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiği, 6831 Sayılı Yasanın 1-J kapsamına girmediği, önceden maki olarak ayrılan 388 hektarlık iki parça alanın maki olmayıp orman olarak mütala edilmesi gerektiği, toprak tevzii komisyonunca tevziye tabi tutulan bu alanda ıslah ve değişiklik yapılması imkanı bulunmadığı kaydıyla 02.01.1963 tarihinde onanmak suretiyle, yörede yapılan makiye ayırma işlemenin iptal edildiği gözetilerek, katılan … ile … ve Orman Bakanlığının davalarının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, karardan sonra ölen davalı gerçek kişi mirasçılarının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Kesinleşmiş orman kadastorsunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eylemli olarak devlet ormanı olduğu, orman niteliğini kayıp etmediği saptanmıştır. 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ile Orman Kadastro yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince yeniden orman olarak sınırlandırılabileceği gibi, Orman Yönetimi taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açtığına, bu davanın taşınmazın orman olarak tescil istemini içermesi ve Hazine davada taraf olduğuna göre, 4999 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi gereğince “a) 20.6.1973 tarihli ve 1744 Sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi, b) 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 Sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir.” hükmü gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; karar tarihinden sonra ölen davalı … mirasçılarının tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasında yer alan “A-Orman İdaresinin açtığı davanın REDDİNE, peşin alınan 108,00.- TL harçtan maktu harç tutarı olan 15,60.- TL harcın mahsubu ile bakiye 92,40.- TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesini, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına. B-Müdahil Hazine vekilinin davasının KABULÜNE, dava konusu …, Kayalıbağ mevkii, 4325 sayılı parselin tapusunun iptali ile 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman dışına çıkarılan yer vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, İ.İ.K. 28 maddesi gereğince hüküm özetinin tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine, İhtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 432,00.- TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, Müdahil davacılar vekilleri için kabul edilen değer üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifsine göre hesaplanan 960,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, müdahil davacılara verilmesine,” cümlelerinin hükümden tamamen çıkartılarak; bunun yerine, “A- … ve Orman Bakanlığına vekaleten Hazine vekilinin davasının KABULÜNE, çekişmeli … Beldesi, Kayalıbağ mevkii, 4325 sayılı parselin … adına olan tapu kaydının iptaliyle, 4999 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5. maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, kabul nedenine ve değerine göre 960,00.- TL nisbi avukatlık ücretinin davalı taraftan alınarak kendini Hazine avukatı ile temsil ettiren davalı … ile … Orman Bakanlığı ile yine kendini avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimine eşit olarak verilmesine, peşin alınan 108,00.- TL harçtan maktu harç tutarı olan 15,60.- TL hancın mahsubu ile bakiye 92,40.- TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, İ.İ.K. 28. maddesi gereğince hüküm özetinin tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine, İhtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 432,00.- TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir aydına.” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 08/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.