Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3945 E. 2011/5440 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3945
KARAR NO : 2011/5440
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 14.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı …’nın kendisi ile karşı taraftan Hazine vekili Av…. geldiler, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine 09.04.2007 tarrihli dilekçesiyle, … köyü … mevkii 213 ada 17 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı halde, yolsuz olarak davalı adına tapuya kayıt edildiğini, tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına gore dava genel kadastroda gerçek kişi adına tesbit edilen parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp, 1949 yılında resmi gazetede ilan edelirek kesinleşen orman tahditi ile 1999 yılında yapılıp 22.03.2002 tarihinde ilan edilen ilk orman tahditinin aplikasyonu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulaması, 26 Numaralı Orman kadastro Komisyonunca 2005 yılında yapılıp, 28.02.2006 tarihinde ilan edilen, orman tahditi kesinleşmiş yerlrede vasıf ve mülkiyet değişikliği dışındaki fenni ve teknik hataların düzeltilmesi çalışması vardır.
… köyünde 2004 yılında yapılıp, 29.12.2006 ila 29.01.2007 tarihinde ilan edilen genel kadastroda, 213 ada 17 parsel sayılı 2277,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbiti itirazsız kesinleşmekle tapuya kayıt edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonunda düzenlenen sonucu düzenlenen ziraat uzmanı ve orman uzmanı bilirkişilerin raporuyla, dava konusu parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaysa da, üzerinde büyük blok kayalar bulunduğu, % 40-50 eğimli, maki kaplı, bu haliyle
kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeycek yerlerden olduğu, bu tür yerlerin 6831 sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından ve 15/07/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p, 26/a-h ve j maddeleri gereğince orman sayılacağı ve orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi, aynı yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü gereği Taşınmazın orman niteliğini ortadan kaldırmayacağı gözetilerek davanın kabulüne ve parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu sebeple, hüküm fıkrasında vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik 5, 6, 7 ve 8 numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak; bunun yerine, “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Hazine yararına, davalı taraf aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine ve harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.