YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12785
KARAR NO : 2011/15172
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … ilçesi, … köyü, 105 ada 1376 parsel sayılı 12188,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın fiilen kendilerinin kullanımında olmasına rağmen kadastro tutanağının beyanlar hanesinde davalı kişiler lehine kullanım şerhi verildiği iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davacıların davasının reddine ve dava konusu Hacoba köyü 105 ada 1376 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 Sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1971 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması 02/08/2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece, davacıların davasının reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek madde 4’de “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü yer almıştır. Bu maddeye göre yapılan kadastro çalışmasında, öncesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine adına tespiti yapılıp fiili kullanım durumları belirlenmektedir.
Somut olayda, dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri beyanlarından dava konusu taşınmazın kök muris … …’dan miras yoluyla intikal etmediği ancak taşınmazın fiilen … … mirasçıları tarafından kullanıldığı ve taşınmaz üzerinde lehlerine kullanım şerhi bulunan … … mirasçılarından olan …’ın çocukları …, Nebi, … ve …’ın fiili kullanımlarının olmadığı, tespitin fiili kullanıma göre değil çekişmeli taşınmaza komşu ve tarafların kök murisi … …’dan intikal eden komşu parseldeki maliklere göre yapıldığı ve yapılan bu tespitin taşınmazın gerçek kullanım durumunu göstermediği ve taşınmazın fiili kullanıcılarının … … Mirasçıları olduğu belirlendiğine göre davacıların davasının kısmen kabulü ile taşınmazın beyanlar hanesine … … mirasçıları lehine kullanım şehri verilmesine karar vermek gerekirken davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.