YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10854
KARAR NO : 2013/18650
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kuruma yapmış olduğu doğum borçlanmasının kabulüyle 01/11/2011 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitiyle, biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının doğum borçlanmasının geçerli sayılması ve 01.11.2011 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespiti ile biriken aylıklarının faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının ilk defa 01.01.1979 da 4/a sigortalısı olarak tescil edilip, 30.12.1987 ye kadar SSK’lı, 30.12.1987-2.1.1992 arasında 4/c kapsamında emekli sandığına tabi olarak çalıştığı, 02.01.1992 de istifa ederek görevinden ayrıldığı,15.12.1992 de doğum yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının 01.08.2006-30.09.2008 arası isteğe bağlı,01.10.2008-01.09.2009 arası 4/b bağkurlu, 13.09.2011-20.09.2011 arası 4/a sigortalısı olarak çalışmaları devam etmiştir.Davacı 16.09.2011 de doğum borçlanması talebinde bulunmuş,davalı Kurumca talebi kabul edilerek davacı tarafından tahakkuk ettirilen borç miktarı ödenmiştir. Davacı 28.10.2011 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum son olarak 11.01.2012 tarihli yazısı ile 2010/106 sayılı genelge gereği davacının yaptığı doğum borçlanmasının geçersiz olduğunu, buna istinaden emekli sandığı sonrası ssk ‘ya tabi çalışmasının 780 gün olup bu çalışmalarını fiilen çalışarak 1260 güne tamamlaması halinde davacıya aylık bağlanacağını bildirmiştir.
Uyuşmazlık davacının ilk kez 1.1.1979 da 506 sayılı kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescil edildiği halde,daha sonra 5434 sayılı kanuna tabi olarak çalışıp işten ayrıldıktan sonra 15.12.1992 tarihinde yapmış olduğu doğum sebebiyle doğum borçlanması yapıp yapamayacağına ilişkindir.
Davacının 506 sayılı yasaya tabi zorunlu sigortalı çalışması, doğum yaptığı tarihten önce olduğuna ve davacı da SSK (4/a ) kapsamında borçlanma talebinde bulunduğuna göre bu uyuşmazlığın çözüm yeri 5510 sayılı Yasa’nın 101.maddesine göre İş Mahkemesi olup, Mahkemece yargılamaya devam edilerek istem hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.