YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5459
KARAR NO : 2012/7020
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) – kadastro müdürlüğü … – … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, ….. köyünde 185 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 2/B madde çalışmaları bitirilmeden ve askı ilânı yapılmadan 2006 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında orman tahdidi içinde olan 244 adet taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve askı ilanlarının yapıldığı, orman rejimi dışına çıkarma görev ve yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğunu iddia ederek askıya çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle kadastro müdürlüğünü taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün ve 2008/7328 – 9740 sayılı bozma kararında özetle; “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri … hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün ve 2009/20-148 Esas – 232 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 147 ada 1, 2, 3 ve 4 sayılı taşınmazlara ilişkin davalar ayrılarak yukarıdaki esasa kaydedilip … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile kadastro tespit tutanaklarında isimleri … hak sahipleri davaya dahil edildikten sonra 147 ada 3 parselin halen çalılık ve meşelik olduğu, nitelik kaybetmediği, diğer taşınmazların doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybına uğramadığı, insan eliyle zorla ormanın tahribi ile nitelik kaybının oluştuğu, el çekme halinde eski hale dönebileceği, taşınmazların 2/B madde koşullarını taşımadıkları, kadastro müdürlüğünün de pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine, …, (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), kadastro müdürlüğü vekili, … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından … fotoğrafı ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 147 ada 3 sayılı taşınmazın üzerinde halen meşe ağaçları ve çalılar bulunduğu, henüz nitelik kaybetmediği; 147 ada 1, 2 ve 4 sayılı taşınmazların ise, 31.12.1981 tarihinden önce doğal yoldan bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmediği çekişmeli tüm taşınmazların 2/B madde koşullarını taşımayan yerlerden oldukları anlaşıldığına, kadastro mahkemelerinde avukatlık asgari ücret tarifesi yerine 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edileceğine, mahkemece de 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi gözetilerek vekalet ücreti takdir edildiğine ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince temyiz eden kurumlar ile kişilerden onama harcının alınmasına yer olmadığına, kişilerin yatırdığı temyiz peşin harcının istek halinde iaresine 10/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.