YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/288
KARAR NO : 2012/14583
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Tepesi Mevki, 300 ada 31 ve 63 parsel sayılı sırasıyla 1033,94 m2 ve 1155,86 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğiyle sırasıyla … ve …’nın atalarından intikal ile zilyetliğinde olduğu, 300 ada 66 parsel sayılı 403,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise çalılık niteliğiyle, … ’in hak iddia ettiği, parsellerin 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek, 2863 sayılı Yasanın 11 ve 3402 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, parsellerin kendisine ait olduğu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, tesbitinin iptali ve adına tapuya tescilini istemiş, mahkemenin 14.07.2008 gün ve 2007/259 – 527 sayılı davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin tesbitinin iptaline ve davacı … adına tapuya tesciline, 300 ada 66 sayılı parselin ise tesbit gibi tapuya tesciline ilişkin kararı, davalı Hazine ve gerçek kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2010 gün ve 2010/6463 – 9797 sayılı kararı ile davacı gerçek kişinin çekişmeli 300 ada 66 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazı red edilerek bu parsele ilişkin hüküm onanmış, Hazinenin temyiz itirazı kabul edilerek, çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellere ilişkin hükmü “çekişmeli parsellerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı ve davacılar yararına bu koşulların oluşup oluşmadığı yönünde yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tesbit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı, imar, ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazların 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine (memleket haritası ölçeği 1/5000 ölçeği büyütülüp, kadastro paftası ile çakıştırılarak) aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazların gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınması, taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmesi, somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca; taşınmazların eski ve … niteliği konusunda özellikle taşlılık oranına göre tarım alanı olarak kullanımının olanaklı olup olmadığı ve ülke ekonomisi için ne derece yararlı olacağı da irdelenerek belirlenmesi içi jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, keşif sırasında taşınmazın çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi … kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmesi, taşınmazların imar ve ihyaya konu edilip edilmediği edildi ise tarihinin belirlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, bu kez davanın REDDİNE, çekişmeli … Köyü, 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilân edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilân edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilândan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı Yasanın, 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde 4785 sayılı Yasa hükümleri de uygulanarak, köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan (seri bazda olmayan) orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Çünkü, 3116 sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 4785 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanması orman sınırı dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı, 6831 sayılı Yasanının 4999 ve 6292 sayılı yasalar ile değişik 7. maddesi hükmü gözetilerek, 4785 ve 5658 sayılı yasalar ile 6831 sayılı Yasanın 1. maddesine göre çözümlenmelidir.
6831 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince orman tahditi, idari sınırlar dikkate alınmadan orman serisine göre yapılırken, 1744 sayılı Yasa ile değişik 8. maddesinin 3. fıkrasıyla, orman kadastrosunun belde ve köy sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar dahilinde kalan bütün ormanları kapsayacak biçimde yapılması esası kabul edilmiş, aynı maddede 2896, 3302 ve 3373 sayılı yasalarla değişiklik yapılmışsa da bu fıkra değiştirilmemiş, Orman Kadastro Yönetmeliklerinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir.
Getirtilen tutanak ve haritalardan yörede 24 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca, 1744 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce, 1966 yılında her hangi bir köy sınırı takip edilmeden, orman serilerinin kadastrosunun yapıldığı, yörede daha sonra 1981 ve 1991 yıllarında aplikasyon ve 2/B işlemleri yapıldığı, sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosunun yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile eski ve … tarihli memleket haritası ve amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, yörede 1966 yılında yapılıp 1969 yılında kesinleşen orman tahdtinde 2137 ilâ 2138 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin orman bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman sınırları dışında, (B) harfi bölümünün ise orman sınırları içinde bırakıldığı, sonraki çalışmalarda durumunun değişmediği belirlenmiştir.
Yapılan araştırma, inceleme ve bilirkişi raporlarıyla kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı anlaşılan çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin miktarı belirlenmeyen (A) harfi bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu söylenemeyeceği gibi, orman sınır hattı taşınmazları ikiye böldüğünden, çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin (A) harfi bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakılan, 6831 sayılı Yasanın 4999 ve 6292 sayılı yasalar ile değişik 7. maddesi gereğince yeniden orman olarak sınırlandırılacak yerlerden olduğu da söylenemez. Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman alanları da zilyetlik ya da tapu yoluyla edinilemez.
Diğer taraftan, ziraat uzmanı bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişi raporlarında çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin %32 eğimli iken, taş duvardan yapılan teraslar ile eğimin giderildiği, üzerinde badem ağaçları ile incir ve zeytin ağaçları bulunduğu, bu ağaçların altında buğday ekili olduğu, … tarım yapıldığı, parsellerin tesbit tarihinden 45-50 yıl önce imar ihya edilerek tarım alanı niteliğiyle kullanıldığı, kadim tarım alanı olduğu belirlenip, davacı için 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar ile diğer koşullar araştırılarak, mevcut deliller ile çekişmeli parsellerin (A) harfi bölümleri için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğu, her ne kadar çekişmeli parsellerin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğu belirlenmişse de, çekişmeli parsellerin Hazine adına tesbit edildiği, davacı gerçek kişinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik nedeniyle dava açtığı, Orman Yönetiminin davası ya da aktif katılımı olmadığı gibi, Hazine, parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemediğine, bu yönde bir davası ya da katılımı bulunmadığı, bu bölüm için Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman alanı olduğu savıyla her zaman dava açılabileceği, 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi ve 1086 sayılı Yasanın yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi gereğince, Hâkimin dava ile bağlı olduğu, ondan başkasına ve başka bir şeye karar veremeyeceği hususları gözetilerek, daha önce görev yapan bilirkişilere çekişmeli Sögüt Köyü, 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin öncelikle, orman bilirkişi raporuyla kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlenen (B) harfi bölümleri ile orman sınırları dışında kaldığı belirlenen (A) harfi bölümlerinin infaza elverişli ifraz krokileri düzenlettirilerek, davacı gerçek kişinin çekişmeli Sögüt Köyü, 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin (A) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin davasının kabulüne, (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik davasının ise reddiyle, parsellerin hali hazırdaki niteliğiyle (A) harfi bölümlerinin tesbitlerinin iptaline ve davacı gerçek kişiler adına, (B) harfi bölümlerinin ise tesbitteki nitelikleriyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçelerle … olduğu biçimde karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının KABULÜ ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran davacı …’ya iadesine 18.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.