YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7264
KARAR NO : 2010/10815
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Bülent ve … vekili ile davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Beldesi … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasının 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir. Orman Yönetimi, 10.01.2008 tarihli dilekçesi ile davaya müdahil olmuş ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece, gerçek kişilerin davasının kısmen kabulü ile (B) ile gösterilen 2707,64 m2 bölümün davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Bülent ve … vekili ile davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1984 yılında yapılan ve 14.08.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) Mahkeme hükmü davacılar vekiline 25.02.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacılar vekili tarafından 17.03.2010 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davacılar vekili tarafından süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki: çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece genel arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı ve ilan edildiği araştırılmadığı gibi çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösterir orjınal kadastro paftası getirtilmemiş ve çekişmeli taşınmazın orijinal kadastro paftasındaki yeri bilirkişiler tarafından gösterilmemiştir.
Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösterir orijinal kadastro paftası getirtilerek, çekişmeli taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında hangi nedenle tespit dışı bırakıldığı araştırılmalı; çekişmeli taşınmazın genel arazi kadastrosunda orman sayılan yerlerden olduğu için tapulama dışı bırakıldığı tespit edildiği takdirde, tespit dışı kalan bir yer
hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemi olduğundan ve bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, eski 766 sayılı yasanın 2. Maddesinde ve halen yürürlükte olan ve uygulanan 3402 Sayılı Yasanın 7/4 maddesinde belirtilmiş olduğundan anılan maddelerde öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tesbit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. Orman olarak tesbit dışı bırakılan bir yerin Medeni yasanın 713 maddesi ve 3402 sayılı yasanın 14 ve 17. Maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, tesbit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda toplanan delil ve belgelere göre, tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten yörede orman kadastrosunun ilan edildiği 14.8.1985 tarihine kadar 20 yıllık yasal edinme süresini dolup dolmadığı araştırılmalı, 20 yıllık süre geçmemiş ise davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmelidir.
Eğer çekişmeli taşınmaz genel arazi kadastrosu sırasında orman olarak tescil harici bırakılmamış ise veya tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten yörede orman kadastrosunun ilan edildiği 14.8.1985 tarihine kadar 20 yıllık yasal edinme süresi geçmiş ise mahkemece ecrimisil belgelerdi getirtilmeli; mahallinde önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir orman mühendisi,(bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu belgeler mahalli bilirkişi ve tanıklar eliyle mahalline uygulanmalı ,ecrimisil belgelerinin çekişmeli taşınmaz için ödendiğinin tespit edilmesi halinde hazineni … hakkı davacı gerçek kişiler tarafından kabul edilmiş olduğundan davacıların çekişmeli taşınmaz üzerinde malik sıfatı ile zilyetliğinden söz edilemez.Davacıların zilyetliği asli zilyetlik değildir ve medeni kanunun 713. maddesindeki şartların davacı yararına gerçekleştiği kabul edilemez .Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yukarıda belirtildiği şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonrasında çekişmeli taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında orman olarak tescil harici bırakılmadığı veya tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten yörede orman kadastrosunun ilan edildiği 14.8.1985 tarihine kadar 20 yıllık yasal edinme süresi geçmiş olduğu ve ecrimisil belgelerinin çekişmeli taşınmaza uymadığının belirlenmesi halinde çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalması bu taşınmazın zilyetlik ile iktisap edileceği anlamına gelmeyeceğinden taşınmazın eski ve … tarihli resmi belgelerdeki konumu, doğal eğimi, bu belgelerde tasarruf çizgilerinin bulunup bulunmadığı da araştırılmalı; davalı taşınmaza komşu olan taşınmazlar varsa bunlara ilişkin kadastro tespit tutanağı, kadastroca oluşan tapu kayıtları ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgelerde getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği de incelenmeli taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulup tutulmadığı da araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile
kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BOHHBUY (Büyük Ölçekli Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, kamulaştırma haritası, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava tarihine kadar davacı gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, miras bırakanları yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
3) Kabule göre ise: Orman Yönetimi 10.01.2008 tarihli dilekçesi ile davaya müdahele talebinde ulunmuş ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline talep etmiş olduğu halde Orman Yönetiminin davası yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davacılar Bülent ve … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 20/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.