Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5240 E. 2010/6131 K. 10.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5240
KARAR NO : 2010/6131
KARAR TARİHİ : 10.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz ile tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ile … … mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …-… Mahallesi 38 ada 10 parsel (Yenileme ile 555 ada 1 parsel sayılı) 105.800 m2 yüzölçümlü taşınmaz, tarla niteliğiyle, Mayıs 301 tarih 12 numaralı sicilden gelen Şubat 1944 tarih 16 numaralı tapu kaydı uygulanarak ve tamamı 105.800 pay kabul edilerek 7/8’i (6433) pay … …; 1/8’i (919) pay Salcızade …, kalan 98.448 pay da ormandan açıldığı ve tapu miktar fazlası olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Tapu malikleri … … mirasçıları ve Hikmet … tarafından 27.12.1962 tarihli dilekçe ile kadastro mahkemesinin 1962/24 sayılı dosyasında tapu kaydına dayanılarak açılan davada Hazine adına yapılan tespitin iptali istenmiştir.
Yine aynı davacılar tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine aleyhine açılan 1988/291 sayılı davada, Hazine adına tespit edilen taşınmazda 40 yıldır zilyed olunduğu iddiasıyla Şubat 1944 tarih 16 nolu tapudaki Hazine hissenin iptali istenmiştir.
Davanın devamı sırasında yörede 1995 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında, taşınmazın “Balibey Devlet Ormanı” olarak sınırlandırılmış, Hazine tarafından Orman Yönetimi aleyhine 6 aylık sürede kadastro mahkemesinde açılan 1997/12 sayılı davada orman sınırlamasının iptali istenmiştir.
… tarafından kadastro mahkemesinde Orman Yönetimi aleyhine açılan 1997/13 sayılı orman kadastrosuna itiraz davasında da, imar planı kapsamında kalan 38 ada 10, 35 ada 1, 2, 3 ve 4, 34 ada 9 ve 14, 33 ada 1, 39 ada 9, 40 ada 7 ve 10 parsellerin orman sınırı içine alınması işleminin iptali istenmiş, 38 ada 10 sayılı parsel dışındaki taşınmazlara ilişkin davalar ayrılmış ve yukarıda sözü edilen 1997/12, 1988/291, 1962/24 sayılı dosyaların tümü 1997/13 numaralı dosya ile birleştirilmiştir. 1999 yılında yapılan imar düzenlemesi sonucu çekişmeli taşınmazın 555 ada 1 parsel numarasını alması üzerine … ve … … imar tapusunda malik oldukları iddiasıyla; … … ve … ise zilyetliğe dayanarak davaya müdahil olmuşlardır.
Mahkemece 11.06.1990 tarihinde yapılan keşif sonucu … bilirkişi … … tarafından hazırlanan raporda gösterilen 8000 m2 bölümün 7/8 payının … … mirasçıları; 1/8 payının … … mirasçıları adına; geriye kalan 97.800 m2 bölümünde orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2009 tarih 2009/7058-8651 sayılı ilamı ile “… ile … … mirasçıları ile müdahil … … ve …’ın temyiz itirazlarının reddi ile 97800 m2’lik kısma yönelik hüküm onanmış; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek 8000 m2’lik kısma yönelik olarak 27.12.1962 gününden beri süregelen davada bir çok kere keşifler yapılarak, uzman bilirkişilerden raporlar alındığı, mahkemelerce verilen hükümlerin bir çok kere
bozulduğu ve çoğunluğu 14. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararlarında özellikle, “taşınmazın orman olup olmadığı konusunun yöntemince araştırılarak, orman olmaması halinde davacıların tutunduğu tapu kaydı kapsamı belirlenerek hüküm kurulması” gereğine işaret edildiği, 25.04.1975 tarihli Orman Bakanlığı mütalaası esas alınarak taşınmazın 21.675 m2’sinin makilik, 28.606 m2’sinin meşelik yapıda ise de 1941 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ve meşelik kısmın 3 Hektardan … olması nedeniyle, 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle verilen hükümlerin Yargıtay’ca bozulduğu, orman kadastro çalışmasına ait 20.12.1995 günlü işe başlama tutanağında “…, Merkez Beldesinde 3116 Sayılı Yasa uyarınca 1941 yılında Ekşiköy Devlet Ormanı olarak bir orman tahdidi yapılmış ise de sözü edilen orman bugün İmrendere Köyü mülki hudutları dahilinde kaldığından, … Merkez beldede bu güne kadar başkaca bir orman tahdidi olmadığı” tesbit edilerek 1995 yılında ilk defa orman kadastrosunun yapıldığı, dolayısıyla Orman Bakanlığından alınan mütalaa bu yönüyle doğru olmadığı gibi, uzman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın 1942 tarihli … fotoğrafları ile 1960 tarihli memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kaldığı, eğiminin % 20’lere kadar çıktığı, üzerinde 60 yaşlarında meşe cinsi orman ağaçları bulunduğu bildirilmiştir. Mahkemece bu bulgulara rağmen davacıların tutunduğu tapu kaydının taşınmaza ait olması nedeniyle özel orman olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Davacıların tutunduğu Mayıs 1301 tarih 12 nolu sicilden gelen Şubat 1944 tarih 16 numaralı 8 dönüm (tahvilen 7352 m2) yüzölçümlü koru cinsli tapu kaydının doğusu, … … oğlu … …, kuzeyi cadde yolu, batısı … … tarlası ve fundalık, güneyi Kaymakçıoğlu … ve bazen … … tarlaları okumakta olup 1/8 payı … …, 7/8 payı … … adına kayıtlıdır. Keşiflerde bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar kuzeydeki yol sınırı dışında, diğer sınırlarda … isimlerin kimler olduğunu bilmediklerini söyledikleri gibi, taşınmaza komşu olan 38 ada 8, 9, 12 ve 57 parsellere revizyon gösterilen tapu kayıtlarının hiçbiri çekişmeli taşınmazı sınır okumamakta, tapu kapsamı olarak gösterilen 8000 m2 yüzölçümlü bölüme doğu yönde komşu 12 parsele revizyon gören … 1959 tarih 26 numaralı tapu kaydı dahi batı yönü “öncesi hali iken halen … … kullanımındaki yer” olarak açıklamaktadır. Bundan ayrı komşu taşınmazların tümünde fundalık niteliğinde yerler olması ve uygulanan tapu kayıtlarında miktar fazlalığı bulunması nedeniyle, aynen çekişmeli taşınmazda olduğu gibi miktar fazlası bölümler paya yansıtılarak paylı olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Yine kuzeyde 39 ada 9 parselin (ve onun devamında bu davadan tefrik edilen 33 ada 1, 34 ada 16, 34 ada 9, 35 ada 1, 2 ve 3 parsellerin) tespiti orman olup, orman kadastrosunda da orman sınırları içinde bırakılmaları nedeniyle Hazine tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davaları reddedilip, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmekle Kuzey Yön Devlet Ormanı olarak kesinleşmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan hareketle, dayanılan tapu kaydının taşınmaza uyduğu kabul edilemez, 5658 Sayılı Yasaya göre bir yerin özel orman olarak sınırlandırılabilmesi için öncelikle, geçerli bir tapu kaydına dayanılarak tasarruf edilmesi ve bu yerin devlet ormanı sınırları içinde ve bitişiğinde olmaması gerekir.Orman kadastro yönetmeliğinin 25. maddesinin (O) bendinde “ormana bitişik olmama” hali, “Devlet ormanlarından tarla, bağ, bahçe gibi kültür arazileri, özel orman, tahsisli mera ve toplu yerleşim alanları, 6831 Sayılı Orman kanununun 1. maddesi istisna bentlerine göre orman sayılmayan arazi çeşitleri, nehir, ırmak, yaz-kış devamlı akan ve yatağı değişmeyen …, 5658 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden evvel mevcut olan Devlet Karayolu ve Demiryolu ile kilometrelerce uzanan yarıntı ve kayalıklarla ayrılma” şeklinde ifade edilmiştir. Davacıların tutunduğu tapu kaydı çekişmeli parsele uymadığı bir yana, yukarıda açıklanan kesin sınırlarla bitişik Devlet ormanından ayrılmamaktadır. Bu nedenlerle H.G.K.’nun 1989/16-684-691 sayılı kararında ve benzer nitelikli kararlarında belirtildiği gibi, taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu düşünülse dahi, 4785 Sayılı Yasa gereğince hiç bir bildirime gerek olmadan devletleştirildiği ve tapu kaydının yasal değerini kaybettiği, devlet ormanına bitişik olması nedeniyle de 5658 Sayılı Yasa uyarınca iadeye tabi olmadığı kabul edilerek dava konusu parselin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği ” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Hazine ve Orman Yönetiminin davasının kabulü ile 38 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitinin iptali ile tamamının orman vasfı ile hazine adına tapuya teciline karar verilmiş; hüküm … ile … … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Davanın devamı sırasında 03.04.1997 tarihinde ilan edilen ve kesinleşmeyen orman kadastrosu çalışması vardır.
1) Müdahil Türkiye Bankalar Birliğinin temyiz itirazları bakımından; …, çekişmeli taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucu 138.070 m2 yüzölçümüyle 555 ada 1 parsel olarak 03.03.1999 tarihinde tapuya tescil edilen imar parselinin maliklerinden olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuşsa da, davanın bir yönüyle kadastro tesbitine itiraz davası olduğu, çekişmeli 38 ada 10 parselin tesbitinin kesinleşmediği, dolayısıyla mülkiyeti halen çekişmeli olan bir yerde yapılan imar düzenlemesi sonucu oluşan tapu kaydının kesinleştirilerek tapuya tescil edilmesi mümkün olmadığı gibi, 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi hükmüne göre ancak tesbitten önceki haklara dayanarak kadastro mahkemesinde görülmekte olan davalara müdahil olarak katılanların iddialarının araştırılarak çözüme bağlanacağı gözönünde bulundurulduğunda … vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir,
2) Davacı … … mirasçılarının temyiz itirazlarına gelince: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; müdahil … ve … … mirasçılarının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 10/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.