YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/727
KARAR NO : 2010/1035
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 19/10/2009 gün ve 2009/11900-15026 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalılardan Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, kadastro sırasında … Köyü’nde yapılan orman kadastrosu sırasında dava dilekçesi ekindeki krokide işaretli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve bitişik orman parseline ilave edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi gereğince sınırlandırılıp ilan edilen taşınmazın askı ilan süresi içinde Köy Tüzilkişiliği ve Hazineyi hasım göstererek dava açmıştır. Davanın devamı sırasında taşınmaza tutanak düzenlendiğinden tespit malikleri de davaya dahil edilerek davaya devam edilmiş, dava 197 ada 2, 3, 4 ve 197 ada 40 parsel sayılı belgesizden tarla niteliği ile tespiti yapılan taşınmazların tespitine itiraza dönüşmüştür. Mahkemece açılan davanın kabulüne, 197 ada 2 parselin (A)=242.88 m2, 3 parselin (A)=285.14 m2, 4 parselin (A1)=63.78 m2, (A2)=26.83 m2, (A3)=35.77 m2, 179 ada 40 parsel (A1)=84.51 m2, (A2)=36.16 m2, (A3)=328.23 m2 ve yol olarak gösterilen 400.98 m2 bölümlerin orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, kalan 197 ada 2 parsel (B)=5141.52 m2 kısmı …, 3 parsel (B)=9415.29 m2 …, 4 parsel (B)=645.23 m2 ham toprak niteliği ile Hazine, 179 ada 40 parsel (B)=10248.56 m2 kısmının … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez, davalı Hazine tarafından 2, 3 ve 40 sayılı parsellerin (B) bölümlerine ilişkin olarak kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmü gereğince yapılan kısmi ilan süresi içinde Orman Yönetiminin açtığı dava nedeniyle daha sonra düzenlenen kadastro tutanağı, maliki açık bırakılmak suretiyle 3402 Sayılı Yasanın 5. Maddesine göre kadastro mahkemesine aktarıldığına göre, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece lüzum görülen deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescile karar verilmesi gerekir. Bu durumda, zilyetliğin tespiti bakımından ziraat mühendisi bilirkişi dinlenilmesi gerektiği gibi 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesinde yer alan kısıtlamalar açısından araştırma yapılıp sonucunun gözetilmesi gerekir.
2010/727 – 1035
Bu nedenle; bir ziraat mühendisi ve bir fen bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz olup, Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 19.10.2009 gün ve 2009/11900-15026 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün 197 ada 2, 3 ve 40 sayılı parsellerin (B) ile gösterilen bölümlerine yönelik olarak BOZULMASINA 02/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.