Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4032 E. 2011/8070 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4032
KARAR NO : 2011/8070
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, … köyü 107 ada 80 ve 83 parsel sayılı sırasıyla 7182,77 m² ve 4412,98 m² yüzölçümlü taşınmazların yörede yapılan 2. madde çalışmaları sonucu orman rejimi dışına çıkarılması nedeniyle oluşan 19.12.1991 tarih 68 cilt, 95 sahife, 108 sıra sayı ile tapu kaydının kapsamında kaldığından davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE ve dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı … adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1947 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen tahdidi yapılmayan ormanların kadastrosu ile eski tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazların 1947 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde iken 1975 yılında yapılan 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, çekişmeli taşınmazlar orman sınırları içinde iken 1999 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında oluşturulan tapu kaydının 1744 sayılı Yasanın 2. maddesinde sözü edilen tapu kayıtlarından olmadığı belirlenerek, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine üçüncü bent olarak “3-6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.