Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8770 E. 2011/12587 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8770
KARAR NO : 2011/12587
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalar …, …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … mahallesinde 82 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 07.03.2007 tarihinde yapılan orman kadastrosu sırasında düzenlenen raporunda 22 nolu alan olarak belirtilen 7104.07 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını, oysa taşınmazın değişik yaşlarda meşe ve çam ağaçları ile örtülü eylemli orman alanı olduğunu ileri sürerek işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınmasını ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, fen bilirkişi krokisinde 31 ada 69 parselin (A) ile gösterilen 89.51 m2 ve (B) ile gösterilen 7021.44 m2 toplam 7110.95 m2’lik taşınmazın Sivritepe Devlet Ormanı sınırları içerisine alınmasına karar verilmiş, hüküm davalar …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Orman Yönetimi … ilçesi, Merkez beldesi hudutlarında kain 31 ada 70 parselin çapını dava dilekçesine ekli krokide göstermek suretiyle parsel numarası belirtilmeksizin inceleme raporunda 22 nolu alan olarak belirtilen 7104.07 m2’lik taşınmazın fiilen orman ağaçlarıyla kaplı olduğu savı ile dava açmış, mahkemece … ilçesi … mahallesinde bulunan 31 ada 69 ve 70 parseller üzerinde keşif yapılarak 05.10.2009 tarihli fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve eki krokisi baz alınarak rapordaki hem parsel olarak hem de raporun eki olan krokideki harflendirmeye aykırı biçimde 31 ada 69 parselin fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 89.51 m2’lik bölümü ile ve yine 31 ada 69 parselin fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 7110.95 m2’lik taşınmazın … Tepe Devlet Ormanı hudutları içerisine alınmasına karar verilmiştir. Oysa; 05.10.2009 tarihli fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen raporun eki olan krokisinde 31 ada 70 parsel içersinde kalan ve (A) harfi ile gösterilen bölümün 7021.44 m2 olduğu ve yine aynı krokide 31 ada 69 parsel içerisinde kalan ve (B) harfi ile gösterilen bölümün 89.51 m2 olduğu toplam 7110.95 m2 geldiği açıklanmış rapor içeriğinde harflendirme tersyüz edilmiştir.
Yörede 1974 yılında 2613 sayılı Yasaya göre yapılan arazi kadastrosunda Kadastro sırasında … ilçesi, … mahallesinde bulunan 31 ada 70 parsel sayılı taşınmaz Mayıs 1322 tarih ve 24 sıra nolu tapu kaydı esas alınarak tarla niteliği ile 7358 m2 yüzölçümüyle 1/2’şer hisse Esat çocukları … ve … adlarına tespitleri yapılmış, …’ın 1/2 hissesi satış yolu ile 14.07.2004 tarihinde … intikal etmiştir. …’ın 1/2 hissesi ise 2003 yılında vefatı nedeniyle mirasçıları olan eşi … ve çocukları …, …, …, …, … ve …’a 10.06.2003 tarihinde intikal etmiştir ve taşınmaz adı geçenler adına payları oranında tapuda kayıtlıdır. Yine dava konusu 31 ada 69 parsel sayılı taşınmaz ise 1937 tarih 433 tahrir numaralı vergi kaydı ile tarla niteliğinde 5739 m2 yüzölçümlü olarak 1/4’er hisse ile Seyit oğlu … Yılmaz ve … çocukları …, … ve … adlarına kadastro tespiti yapılmış ve tutanağın beyanlar hanesinde “… çocukları …, … ve … ölüdür” şerhi düşülmüştür.
Mahkemece, Orman Yönetimi tarafından sunulan dava dilekçesine ekli krokiye göre dava konusu edilen yerler 69 sayılı parselin (B) ile gösterilen 89.51 m2 bölümü ile 70 sayılı parselin (A) ile gösterilen 7021.44 m2 bölümü olduğu halde, mahkemece 70 sayılı parselin (A) ile gösterilen ve 69 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümü yerine 69 sayılı parselin (B)=89.51 m2 ve yine 69 sayılı parselin (A) ile gösterilen 7021.44 m2 bölümünün orman sınırları içerisine alınmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi aleyhlerine hüküm oluşturulan 31 ada 69 parsel numaralı taşınmazın kadastro sonucu oluşan tapu kayıt maliklerinden ölü olan … çocukları …, … ve … mirasçıları araştırılmak ve davaya katılımları suretiyle taraf teşkili yapılarak adlarına usulünce tebligat çıkartılması ve davaya karşı diyeceklerinin sorulması sunacakları delillerinin toplanması ve bundan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu usul eksikliği giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Usule aykırı şekilde yapılan bu uygulama, … çocukları ölü davalı …, … ve … mirasçılarına davaya karşı cevap, savunma ve delillerini bildirme imkânını kısıtlama sonucunu doğurmuştur. Nitekim hükmü temyiz eden davalılar tapu kaydına ve vergi kaydına dayanmaktadır ve davalıların dayandığı tapu kaydı ve vergi kaydı keşifte uygulanmamıştır.
Mahkemenin belirtilen bu uygulaması Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Oysa savunma hakkı en tabi Anayasal haklardandır. Anayasanın 36. maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılama hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğinde olduğundan, … çocukları ölü davalı …, … ve … mirasçıları belirlenip davaya dahil edilmeden, delil toplanılması, savunma ve delillerini bildirmelerine olanak verilmeden keşif kararı alınarak yazılı şekilde istem aşılarak hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu gibi adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına da aykırıdır.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkili esastır. Hakimin bu hususu re’sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. H.Y.U.Y.’nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Mahkeme hakimi tarafından dava dilekçesi ve duruşma gününün taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ ettirilmesi ve tüm tarafların katılımlarının sağlanmak suretiyle taraf oluşturulduktan sonra işin esasına girilip yargılamanın sürdürülmesi gerekir. Yukarıda vurgulandığı gibi yasal ayrıcalıklar dışında yargılamayı yürüten hakim davanın taraflarını dinlemeden veya iddia ve savunmalarını yapmak üzere yasal şekil ve şartlara göre çağırmadan, delilleri toplayıp hüküm veremez (Anayasanın 36. ve H.Y.U.Y.’nın 73. maddeleri).
Bu itibarla, … çocukları ölü davalı …, … ve … mirasçıları tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, gerekirse 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25/1. maddesi nazara alınarak veraset ilamı düzenlenip buna göre tebligat kanunu hükümlerine uygun olarak, mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ ettirilip, bu davada da yer alma olanağı verilerek, taraf teşkili tamamlandıktan ve davaya dahil edilen dâhili davalıların savunma ve delillerini bildirmelerine olanak tanındıktan sonra işin esasına girilip hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili yöntemince tamamlanmadan, dahili davalılara savunma ve delillerini bildirmelerine olanak tanınmadan, Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkını kısıtlayacak biçimde işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması esaslı bir usul hatası olup, mutlak bozma nedenidir. Bozma nedenine göre davalıların işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
Kabule göre de, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ve eki krokideki harflendirmeye ters düşer şekilde ve infaza olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, Ayrıca; … Tepe Devlet Ormanı hudutları içerisine alınmasına karar verilen 31 ada 69 ve 70 parsel sayılı taşınmaz bölümlerine yönelik tescil talebi konusunda da görevsizlik kararı verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar …, …, … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığın, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 14/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.