Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7324 E. 2010/10775 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7324
KARAR NO : 2010/10775
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12/10/2009 gün ve 2009/14584 – 14468 sayılı kararında; “Bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın çok sık ve boylu çam ağaçları ile kaplı tam bir orman görünümünde olduğu , çıvar ormanlarla bütünleştiği,uzun yıllardır tarım yapılmamış olup toprağının orman toprağı niteliğinde bulunduğu ancak sonuç olarak orman tahdit sınırları dışında kaldığından orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir.Taşınmaz belirlenen bu özellikleri ile fiili orman niteliğindedir. 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrasının, orman kadastro komisyonlarına, daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini verdiği, 15.07.2004 günlü resmi gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin ( a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/a Maddesinde “…orman içindeki kültür arazileri dışında 6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıklar,” ile 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağının öngörülmüştür. Belirlenen nitelikleri ile çekişmeli 132 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 4999 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceği gibi çekişmeli taşınmaza uygulanan Nisan 1297 tarih 494 numaralı tapu kaydının niteliği de ormandır.Ayrıca çekişmeli 132 ada 1 numaralı parsel 132 ada 37 numaralı orman parseline bitişik olduğundan özel orman niteliğini de taşımaz. Kaldı ki 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş olduğundan çekişmeli taşınmaza uygulanan Nisan 1297 tarih 494 numaralı tapu kaydı hukuki değerini yitirmiştir. Bu nedenle, mahkemece Hazinenin davasının kabulü ile 132 ada 1 numaralı parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile 132 ada 1 sayılı parselin tespitinin iptaline, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 20/09/2010. gününde oybirliği ile karar verildi.