YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11587
KARAR NO : 2010/11088
KARAR TARİHİ : 22.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, müdahalenin men-i, ecrimisil davasının yargılaması sırasında 03.05.2010 tarihli celsede duruşma hakimi davadan çekildiğini bildirmiş, bu talebi inceleyen merci çekilme talebinin reddine ve 2.000.00.-TL idari para cezasına karar vermiş ve karar davalı-karşı davacı şirket vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya ve içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davalı-karşı davacı şirket vekilinin, yargılamanın 03.05.2010 günlü duruşması sırasında sözlü olarak mahkemenin tarafsızlığı ve yansızlığı hakkında şüpheye düştüğünü açıklaması üzerine mahkeme hakimi … davadan çekildiğini bildirmekle, dava dosyası mahkeme yazı işleri müdürlüğü tarafından çekilmenin incelenmesi amacıyla merci hakimliğine gönderilmiştir.
Merci tarafından yapılan inceleme sonucu çekilmenin yerinde olmadığı belirtilmekle birlikte, mahkemenin tarafsızlığı hakkında şüpheye düştüğünü beyan eden davalı-karşı davacı şirkete, kötü niyetili talebi nedeniyle H.Y.U.Y.’nın 36/IV maddesi hükmü gereğince 2000.00.-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 28. maddesinde hakimin çekinme sebepleri, 29. maddesinde ise hakimin reddi sebepleri açıklanmıştır.
Yine aynı yasanın 34/II. maddesi “Hakimin reddi dilekçe ile olup, bu dilekçede red isteğinin dayandığı durum ve olaylarla delillerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir.” hükmünü içermektedir. Yasanın bu hükmü karşısında dilekçe ile yapılmayan red taleplerinin geçerli kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, böyle bir reddi hakim dilekçesi dosyaya konulmadan red talebi hakkında inceleme yapılması da yolsuzdur.
Tarafların yasalara uygun ve kabul edilebilir herhangi bir reddi hakim talepleri bulunmadığı halde, mahkeme hakiminin davadan çekilmesi hususunun H.Y.U.Y.’nın 28. maddesi anlamında bir çekinme değil, aynı yasanın 29. maddesindeki hakimin kendi kendisini reddetmesi şeklinde algılanması gerekir. O halde; somut olayda, tarafların H.Y.U.Y.’nın 34/II. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun bir reddi hakim talepleri bulunmadığı sabit olmakla, merci önüne gelen uyuşmazlığın, taraflarca yapılmış bir reddi hakim talebinin değerlendirilmesi değil, hakimin davadan çekinmesi (hakimin kendi kendisini reddetmesi) olduğu hususunda duraksama yaşanmaması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında merci tarafından yapılacak iş: Mahkeme hakiminin davadan çekinmesinin (hakimin kendi kendisini reddetmesinin) yerinde olup olmadığını incelemekten ibaret olduğu halde, bu husus değerlendirildikten sonra, talep aşılıp yanılgıya
düşülerek usulüne uygun bir reddi hakim talebi varmış gibi bu konuda da işin esası incelenerek reddi hakim talebinde bulunmayan davalı-karşılık davacı tarafın kötü niyetli davrandığı sonucuna varılıp 2000.00.-TL idari para cezası ile cezalandırılması usul ve yasalara uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı-karşı davacı vekilinin duruşma hakiminin çekilme talebinin reddine ilişkin kısma ait temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. bentte açıklanan nedenlerle; para cezasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bölümünün BOZULMASINA, 22/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.