Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6841 E. 2011/10885 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6841
KARAR NO : 2011/10885
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 104 ada 1 parsel sayılı 1837574,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, 31.05.1962 tarih 276, 19.09.1967 tarih 70 ve 21.03.1962 tarih 90 – 92 nolu tapu kayıtları ve zilyetliğe dayanarak, … cilt 136, sayfa 81, no 780’de kayıtlı tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak ve … ile … 31.01.1984 tarih 50 nolu tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak 104 ada 1 parsel içinde kalan yerlere dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 104 ada 1 parselin (A) ile gösterilen 635,20 m2, (B) ile gösterilen 795,49 m2, (K) ile gösterilen 25.42 m2, (H) ile gösterilen 4616,86 m2, (G) ile gösterilen 935,80 m2, (F) ile gösterilen 109,42 m2 ve (E) ile gösterilen 3920,16 m2 yüzölçümündeki taşınmazların fındık bahçesi niteliğiyle … adına, (C) ile gösterilen 4428,64 m2 ve (D) ile gösterilen 3844,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaların fındık bahçesi niteliğiyle … adına, (S)ile gösterilen 18125,64 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ½ hissesinin … mirasçıları …, … ve …, 1/2 hissesinin … ve … adına, (M) ile gösterilen 11146,36 m2 ve (O) ile gösterilen 2215,34 m2 yüzölçümündeki taşınmazların fındık bahçesi niteliğiyle … adına, (T) ile gösterilen 5282,48 m2 ve (P) ile gösterilen 1829,43 m2 yüzölçümündeki taşınmazların fındık bahçesi niteliğiyle … adına, (L) ile gösterilen 7902,09 m2 ve (N) ile gösterilen 16991,03 m2 yüzölçümündeki taşınmazların fındık bahçesi niteliğiyle … mirasçıları …, … ve … adına, geriye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılmış ve taşınmazlar orman sınırları içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1) Çekişmeli 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespit görmüştür. Ormanların intifa (kullanma- yararlanma) hakkı Orman Yönetimine, mülkiyeti ise Hazineye aittir. Bu sebeple, Hazinenin de davaya katılımı sağlanarak husumet yaygılaştırılmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
2) Kabule göre ise: davacı gerçek kişiler tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dayanılan tapu kayıtları ilk oluştuğu tarihten itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmediği gibi kadastro sırasında herhangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırılmamış ve komşu parsellere ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilmemiş ve mahallinde uygulanmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile davacıların dayandığı tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte ile ilgili yerlerden getirtilip,dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında herhangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırılmalı, komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu kayıtları getirtilmeli ve önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Ayrıca, davacıların dayandığı tapu kayıtları mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, sulh ceza mahkemesi kararı mahallinde uygulanarak bu karara konu olan yerin neresi olduğu belirlenmeli ve tapu kayıtlarının uygulanması ile sulh ceza mahkemesi kararına dayanak krokinin uygulanmasına yönelik fenni bilirkişiden krokili rapor alınmalıdır. Ziraatçı bilirkişi tarafından taşınmazlar üzerinde bulunduğu bildirilen ağaçların yaşları, nitelikleri ve dağılımlarına ilişkin ayrıntılı rapor düzenlettirilmelidir.
Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda davanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığı belirlendiği takdirde, tapu kayıtlarının 4785 sayılı Yasa kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği tartışılmalı, ayrıca taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığının da araştırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.