Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9017 E. 2012/16108 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9017
KARAR NO : 2012/16108
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, takibe konu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden satın aldığı mallara karşı senet düzenlediğini, davacının senet bedeli kadar borçlu olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumunun 27.04.2010 tarihli raporu ile davaya konu senetteki imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının davasının dayanağının sahtecilik iddiası olduğu, HUMK’un 185/2 madde hükmü karşısında sonradan ileri sürülen vakıaların incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma İlamında; “…davacı vekilinin gerek dava dilekçesinde, gerekse de yargılama esnasındaki beyanlarından hem borca hem de imzaya itiraz edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda mahkemece dava konusu senedin teminat senedi olup olmadığı üzerinde durulup, bu konudaki taraf delilleri toplanıp varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına” denmiştir.
Mahkemece Dairemiz Bozma İlamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davaya konu senedin karşılıksız teminat senedi olduğunu usulüne uygun olarak yazılı delil ile ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.