Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7551 E. 2010/10945 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7551
KARAR NO : 2010/10945
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında adına tesbit edilen bir kısım taşınmazların eksik ölçüldüğü, büyük bir bölümünün bitişikteki orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen parsel içinde bırakıldığı iddiasıyla Orman Yönetimine husumet yönelterek dava açmıştır. Mahkemece orman parseli hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediği, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun 3402 Sayılı Yasanın 22/5. maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılması işlemi yapıldığı gerekçesi ile 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın kesinleşen, ancak henüz tapuya tescil edilmeyen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediği, kesinleşen orman sınırları içinde olması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 22/5. maddesi gereğince tapu kütüğüne aynen aktarılması amacıyla ada ve parsel numarası verildiği anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesinde “kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.”hükmü bulunmaktadır. 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılması halinde; aynı yasanın 11/1. maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınan, yani hakkında orman kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler bu yerin orman olmadığı iddiası ile orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında da o yerin orman olduğu iddiası ile Orman Yönetimi tarafından altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine dava açabilirse de, somut olayda genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosunun kesinleşmiş olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 22/5. maddesi gereğince kesinleşen orman kadastrosunun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla, taşınmaza ada ve parsel numarası verildiğine göre, kesinleşen orman kadastrosunun halen tapuya tescil edilmemiş olması Kadastro Mahkemesinde dava açma hakkı vermeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.
maddesi gereğince tapulu taşınmazlar hakkında 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede davanın görülebileceği, tapu kaydına dayanılmaması halinde orman kadastrosunun kesinleştiğinin takdiri genel mahkemeye ait olacağı (HGK’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 S.K.) gözönünde bulundurularak, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.