Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6761 E. 2010/10058 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6761
KARAR NO : 2010/10058
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2003 yılında yapılan kadastro sırasında, Hisaralan Köyü 101 ada 232 parsel sayılı 11.910,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiş Orman Yönetiminin Hazineyi taraf göstererek açtığı dava husumet yönünden reddedilerek … adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın sınırdaki orman ile bütünlük içinde olduğu, üzerinde orman ağaçları bulunduğu orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece, taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu, üzerinde orman ağaçları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca 10 yıl içinde açılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1994 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın komşuları ile birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği, oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle sahibine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı gibi, başlangıçtan beri geçersiz olan kaydın bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılacak dava ile iptal edilebileceği (H.G.K. 30.02.2001 gün 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 03.12.2008 gün 2008/7-717-722 S.K.) ve bu tür tapu kayıtlarını satın alanların Medeni Yasa’nın 1023. maddesinde … özel mülklere uygulanması gereken iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı, alım bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden sebepsiz zenginleşme kuralları hükümlerine dayanarak isteyebileceğine göre, davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.