YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/474
KARAR NO : 2010/6312
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılardan … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 181 parsel sayılı 39.700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 4753 sayılı yasa uyarınca oluşan 1955 tarih 136 sıra numaralı tevzi tapusu uygulanarak tarla niteliği ile … … adına 1968 yılında tespit edilmiş, daha sonra satış yoluyla davalılar …, … ve …’ye geçmiştir. … ve … tarafından Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine 181 parselin tapu kaydının beyanlar hanesine 28.11.1995 tarihinde konulan “ormanla ilişkisi vardır” şerhinin silinmesi istemiyle açılan dava … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2004 gün 2003/622-2004/397 sayılı ilamı ile reddedilmiş, kişilerin temyizi üzerine Dairece onanarak ve karar düzeltme istemleri de reddedilerek 22.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Orman Yönetimi tarafından, tapu malikleri aleyhine açılan tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davası … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2007 gün 2007/219 – 448 sayılı kararıyla kabul edilerek, 181 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, kişilerin temyizi üzerine Dairece onanarak ve karar düzeltme istemleri de reddedilerek 18.3.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı Hazine, 181 parsel sayılı taşınmazın 4.295 m2 yüzölçümlü kesiminin kesinleşen orman tahdidi içinde bulunduğu , 7.620m2 yüzölçümlü bölümünün ise tahdit içinde iken Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2007 gün 2007/219-448 sayılı ilamıyla 181 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verildiğinden temyize konu davanın konusunun kalmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş , hüküm davacı Hazine ve davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tecil tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.6.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.06.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece davanın konusunun kalmaması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2007 gün 2007/219-448 sayılı ilamıyla 181 parsel sayılı taşınmazın 28.6.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 1988 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında 11.230m2 yüzölçümlü bölümünün PXVI poligon numarasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ancak taşınmazın tamamının eylemli orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verildiğine , diğer taraftan 6831 Sayılı Yasanın 5.11.2003 tarihinde kabul edilen 4999 sayılı yasanın 6. maddesi ile değiştirilen 11. maddesinde fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği ve tahsisi yapılan bu yerlerin Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edileceği düzenlendiğine göre temyize konu dosyada davalı kişiler lehine hüküm kurulmadığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılardan … ve … yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 4.bendin tamamen hüküm fıkrasından çıkarılarak bunun yerine “Davalılardan … ve … kendilerini vekil ile temsil ettirmiş ise de lehlerine hüküm kurulmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına “cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12.05.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.