Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8712 E. 2010/10013 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8712
KARAR NO : 2010/10013
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 113 ada 39 parsel sayılı 6803,28 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve bu yere ilişkin tahrir kayıtları bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, davacı Hazinenin dayandığı vergi kayıtları geniş sınırlar içersede davalı yere uyduğu, davacının malik sıfatıyla zilyetliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, 1984-1985 ve 1986 yılları için davacının babası … adına tahakkuk ettirilen ecrimisil bedellerinin Hazineye ödenmediği, icra yoluyla da tahsil cihetine gidilmediği, bu şekilde davacının babasının Hazinenin … hakkını kabul etmediği gibi 20 yılın çok üzerinde olan zilyetlik süresinin malik sıfatıyla olmadığına ilişkin dosyada delil de bulunmadığı, bunun yanında Hazinenin aynı vergi kayıtları ve aynı iddia ile davalı taşınmaza bitişik 113 ada 41 parsel ile 45 ve 48 sayılı parsellere açtığı davanın, mahkemenin 2007/65-2009/183 sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın Dairenin 12.11.2009 gün ve 2009/12525-16620 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, her iki dosyadaki taşınmazların konum ve nitelik olarak aynı olduğu ve aynı iddiayla dava açıldığı, belirtilen dosyada davanın reddine, bu dosyada kabulüne karar verilmek suretiyle çelişkili bir sonucun ortaya çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalının eklemeli zilyetliğinin malik sıfatıyla olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, zilyetlikle birleşmeyen vergi kayıtlarına değer verilemeyeceği göz önünde bulundurularak Hazinenin davasının reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 13/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.