YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1491
KARAR NO : 2010/4370
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 20.03.2007 tarihli dilekçesiyle tapuda orman niteliğiyle Hazine kayıtlı … Köyü 101 ada 1 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olmadığını, mera niteliğinde olduğunu belirterek orman niteliğinin iptalini ve mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline kayıt edilmesini istemiştir. Mahkemece çekişmeli parselin kadastro tesbitinin kesinleşmediği, bu nedenle davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda orman niteliğiyle Hazine adına kadastro tesbiti kesinleşen parselin tapu kaydının iptali ve mera olarak sınırlandırılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre kadastro ekibince belirlenmiş, çekişmeli parsel 11.11.2005 tarihinde orman olarak tesbit edilmiş, askı ilanı 17.11.2005 ila 19.12.2005 arasında yapılmıştır.
3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesi hükmüne göre, orman kadastro komisyonunun yaptığı işlem sonuçların askı ilanına çıkartılmasından itibaren altı aylık süre içinde açılan orman sınırlamasına itiraz davalarında, 3402 Sayılı Yasanın 11/1 maddesi gereği kadastro tesbitlerine dayanılarak düzenlenen askı cetvellerinin 30 günlük askı ilan süresi içinde açılacak davalarda, 3402 Sayılı Yasanın 26/B madde gereğince kadastro mahkemesi görevlidir. Yine, aynı yasanın 26/D maddesi gereğince “Kadastro mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdâhil olarak katılanların iddialarına dair uyuşmazlıklara” da kadastro mahkemesi bakmakla görevlidir.
Somut olayda, 101 ada 1 sayılı parsel 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. Maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, Hazine parselin orman niteliğinde olmayıp mera olduğunu, tapu kaydının iptali ve mera niteliğiyle sınırlandırılması savıyla dava açmış, mahkemece çekişmeli parselin Kadastro Mahkemesinin 2008/3 sayılı dava dosyasında dava konusu edildiği, kadastro tesbitinin kesinleşmediği, bu nedenle Hazine tarafından açılan tapu iptal tescil davasının, 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin 2008/3 sayılı davasına katılma niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizliğe karar verilmişse de, Kadastro Mahkemesinin 2005/23 sayılı dava dosyası Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararından sonra Mahkemenin 2008/3 sayısına kayıt edilen davada, Orman Yönetimi tarafından orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen 101 ada 1 sayılı parselin dava konusu edilmeyip, bu parselin yüzölçümünün eksik belirlendiği, 101 ada 1 sayılı parselin çap sınırları ve orman sınırları dışında bırakılıp, … olarak sınırlandırılan 101 ada 2 sayılı parselin orman olduğu iddiası ile dava açıldığı, başka bir anlatımla, Kadastro Mahkemesinin 2008/3 sayılı dosyasında 101 ada 1 sayılı parselin dava konusu edilmeyip, 101 ada 2 sayılı … olarak sınırlandırılan parsel hakkında dava açıldığı, Orman Yönetimi tarafından açılan davanın … Köyü 101 ada 1 sayılı parsele ilişkin olmadığı açıklandıktan sonra, davanın 101 ada 1 sayılı parsel hakkında açıldığı düşünülerek Köy Tüzelkişiliğine karşı açılan davanın husumet yönünden reddine ilişkin Yerel Mahkemenin 11.01.2007 gün ve 2005/23-2007/1 sayılı kararının, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.01.2008 gün ve 2007/14848-582 sayılı kararıyla, “davanın 101 ada 1 parsele ilişkin olmayıp, bu parsele sınır olan 101 ada 2 sayılı … parseli hakkında olduğu, dava konusu olmayan 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tesbiti sırasında belirlenen yüzölçümü ve orman niteliğiyle yapılan tesbit tutanağının kesinleştiği, kesinleşen tespit gibi tescilinin sağlanması için tutanak aslının Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesi” gereğine değinilerek bozulduğu, şu hale göre, çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının dava tarihinden önce 20.12.2005 tarihinde kesinleştiği, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan ve 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesinin birinci fıkrasının sonuna “3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır” hükmünün eklendiği, bu hüküm ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. Maddesindeki orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde orman kadastrosunun iptali dava edilebileceği hükmü gözönünde bulundurularak tarafların delillerinin toplanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle görevsizliğe karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 01/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.