YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10957
KARAR NO : 2011/14838
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, kadastro sırasında, Maliye Hazinesi adına … vasfıyla tapuda kayıtlı bulunan … köyü 169 ada 12 parsel sayılı 2750 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ait eski tapu kaydının kadastro tespiti sırasında uygulanmadığını, Hazine adına çalışma alanında herhangi bir tespitin yapılmadığını, tapu kaydına uyan yerin kim ya da kimler adına tespit gördüğü konusunda herhangi bir bilgiye ulaşılamadığından husumetin köy tüzelkişiliğine yöneltildiğini belirterek, tapu kaydına uyan yerde kişiler adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu çalışmalarına 05.05.2008 tarihinde başlanmış, 23.12.2009- 22.01.2010 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir
Davacı Hazine tapu kaydına dayalı olarak kadastro tesbitine itiraz etmiştir. Mahkemece yapılan keşifte davacının dayandığı tapu kaydının 107 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı belirlenmiş, parsel tutanağının 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamında yapılan orman kadastrosu sırasında düzenlenerek, 27.04.2009 ile 24.08.2009 tarihleri arasında kısmi ilana çıkarılarak tutanak kesinleşmiştir. Dava 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamında yapılan kadastro tespitine itiraz olduğuna, davanın tespit tutanağının kesinleşmesinden sonra açılmış olmasına göre görev genel mahkemelere aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Davacı Hazine tarafından davanın 30 günlük askı ilan süresi geçtikten sonra 20.1.2010 tarihinde açıldığı anlaşıldığından mahkemece davaya bakmakla kadastro mahkemesi görevli olmadığından dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 14.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.