YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10492
KARAR NO : 2012/17590
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, bakıma muhtaç hale gelen müvekkiline davalının kızının bakıp, birlikte yaşaması için davalı ile müvekkilinin anlaşıp, protokol yaptıklarını, protokolde de belirtildiği üzere davacının dava dışı … ile ortak olduğu, davacının kızı üzerine yapılması halinde geçersiz olacak dava konusu senedin verildiğini, senedin verilmesinden sonra …’un evi terk ettiğini ve senedi babası olan davalıya ciro ederek, senedin icra takibine konulduğunu, müvekkilinin dolandırıldığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tesbiti ile davalı kötü niyetli olduğundan %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevabında, müvekkilinin konu senette iyi niyetli meşru hamil olup, davacı ile senet lehdarı arasındaki ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını, resmi evliliği hedefleyip, aile yakınlarının şahitliğinde ve örfi kurallar çerçevesinde tesis edilip, bir buçuk yıl süren birliktelikte hediye güvencesi amacı ile verilen senedin, ahlaka aykırı bir amacı tesis etmek için verildiğini kabul etmenin mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve toplanan delillere göre bononun tanzim edildiği sırada davacının evli olup, evli bir kişinin başkası ile ilişki kurup, karı koca hayatı yaşamasının ahlaka ve adaba aykırı olduğu, ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verilen bononun da BK’nun 19/2 ve 20. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, taraflar arasında geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığı, davalının senedin geçersiz ve bedelsiz olduğunu bildiği halde davacı hakkında haksız ve kötü niyetle takip yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.