YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14170
KARAR NO : 2011/12758
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, davaya konu … beldesi, Karaöz mevkiinde kain 851 parsel sayılı taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek orman sınırı içinde kalan bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, … (…) köyü Karaöz mevkiindeki 851 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 03.02.2008 tarihli raporda (A) ile gösterilen 167.00 m2, (B) ile gösterilen 24.47 m2 ve (C) ile gösterilen 1427.24 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 07/07/1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28/12/1989 tarihinde ilan edilip dava tarihinde kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve milli park sahası dışında kalan ormanlarda 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece taşınmazın (A), (B) ve (C) bölümlerinin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; dosyaya getirtilen 1988 yılına ait orman kadastro tutanaklarının incelenmesinden, çekişmeli 851 parseli ilgilendiren 71 numaralı orman sınır noktasından itibaren “kuzeybatı yönde düz hatla gidildiğinde sağ tarafta orman, sol tarafta dere ile 851 parselin bitiştiği yerde 72 numaralı orman sınır noktası, buradan tapulama parselini takiben 851 parselin kuzey doğu köşesinde 73 numaralı orman sınır noktası; buradan yine 851 parseli takiben sağ taraf orman, sol taraf 852 parsel şeklinde” orman sınır hattının tapulama parselleri sınırlarını takip ettiğinden sözedilmekteyse uzman bilirkişi raporuna ekli haritada , orman sınır hattının 851 parselin içinden geçtiği, bu durumda ilk orman kadastro tutanaklarında yazılı tariflere uyulmadığı anlaşılmaktadır. Raporda bu uyumsuzluğun nedeni de açıklanmamıştır.
Bu durumda; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek orman mühendisleri ve harita mühendisinden veya olmadığı takdirde tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, 1988 yılına ait orman kadastrosu, 1989 yılına ait aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritaları ve bunların düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın bu haritalardaki konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.