Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10515 E. 2011/14906 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10515
KARAR NO : 2011/14906
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, İncirlikuyu köyü 24 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün yörede 1998 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının 1334 m² yüzölçümlü bölümünün iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/10363-13393 sayılı 01.11.2010 günlü bozma kararında özetle: “Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava mülkiyetin tesbiti niteliğinde olup, hakem sıfatıyla görülüp sonuçlandırılmıştır. 3533 sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare edilen ve sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Ne var ki; davacı … Yönetimi ile davalı Hazine anılan kanun kapsamındaki kurumlardan ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar, davanın hukuki sebepleri ve mahkemenin hukuki tavsifi gözönünde bulundurulduğunda taraflar arasında mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çünkü, 19.07.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve bu davada da uygulanması gereken 4916 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince “… taşınmazların aynına yönelik olan…” uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiştir. Her ne kadar hakem mahkemesinin verdiği kararlar kesin ise de, hakemin görevi dışında ve yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar temyiz edilebilir. O halde, mahkemece temyize konu davada mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken uyuşmazlık bulunmadığı, 3533 sayılı Yasa gereğince hakem sıfatıyla bakılan davalarda ancak tespit niteliğinde hüküm kurulabileceği, mülkiyete ilişkin iptal ve tescil yolunda karar verilemeyeceği gözetilmeksizin davanın hakem sıfatıyla görülüp işin esası hakkında yazlı biçimde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilerek davanın kabulüne ve dava konusu İncirlikuyu köyü 24 nolu parselin 25.05.1999 günlü raporda (A) ile gösterilen 1334 m² kısmının tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasaya esas olmak üzere 6831 sayılı Yasaya göre 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada temyize konu bölümlerin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu belirlenerek, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın değişik 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 15.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.