YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9457
KARAR NO : 2010/5612
KARAR TARİHİ : 06.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının senetlere dayalı olarak müvekkili ve dava dışı diğer borçlu aleyhinde takibe geçtiğini, oysa ki senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle Gebze İcra Mahkemesinde açılan dava sırasında alınan Adli Tıp raporunda imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini ancak Gebze İcra Mahkemesince davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini bu kararın temyiz edildiğini senetteki imzanın dava dışı diğer borçlu M.Veysi Karslı tarafından sahte olarak atıldığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Gebze İcra Mahkemesinin ilgili dosyasının halen Yargıtay’da temyiz aşamasında bulunduğunu, bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının diğer borçlu dava dışı ….ı’ya Eczacılık diplomasını kiraladığını, ve aralarında ticari mümessilik ilişkisi bulunduğunu,dava konusu senetlerdeki imzanın dava dışı M…..’ya ait olduğunu, bu kişinin piyasa büyük miktarlarda borçlandığını, davacının kötüniyetli olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu senetlerdeki imzanın davacı tarafından değil dava dışı … tarafından imzalandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, çözümü gereken hususun dava dışı …’nın bu imzaları davacının vekili sıfatı ile imzalayıp imzalamadığı noktasında toplandığı, davacı tarafından dava dışı …’ya verilen 10.06.2002 tarihli vekaletnamede “senet imzalayamaz” şeklinde hüküm olduğu bu nedenle dava konusu bonolardan dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.