YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12441
KARAR NO : 2012/17820
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın reddine dair verilen 09.01.2008 tarihli ilk hüküm Dairemizin 19.03.2009 tarih ve 2008/6571 E.-2009/1985 K. sayılı ilamı ile davacı yararına bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; “2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterlikçe yapılacağı hükmünü içermektedir. Bu madde hükmüne aykırı olarak adi yazılı sözleşme ile yapılacak satım ve devir işlemlerinin geçersiz olacağı da kuşkusuzdur. Somut olayda da taraflar arasında yapılan yazılı satım sözleşmesi geçersiz olduğundan herkes aldığını iade ile yükümlüdür. Dava konusu senetlerin de araç satımı nedeni ile düzenlendiği anlaşıldığından, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yanılgılı gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulü ile, davacı …’ ın davalı …’ e Silifke İcra Müdürlüğü’ nün 2006/1802 E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davacının dava konusu 60 AD 077 plaka nolu aracı davalıya iadesine ve davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK 72. maddesi uyarınca yargılama sırasında borçlu olmadığı miktarı ödemek zorunda kalan davacının menfi tespit talebi yasal olarak istirdada dönüşür. Bu durumda mahkemece davacının icra dosyasına ödediği bedelin istirdatına karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi isabetsizdir.
3- Her ne kadar hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında tarafların aldıklarını aynen iadesine karar verilmesi gerektiği belirtilmişse de, dava konusu aracın takipten sonra ve davadan önce davadışı kişiler arasında resmi satışının yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, fiilen davacının elinde olmayan aracın iadesinin mümkün olmaması nedeniyle infazda güçlük yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına, (3) nolu bentte belirtilen sebeplerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.