Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17708 E. 2010/237 K. 19.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17708
KARAR NO : 2010/237
KARAR TARİHİ : 19.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan 6000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. Maddelerinde öngörülen şartların davacı yararına gerçekleşmediği belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1982 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada tespit harici bırakılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda kesinleşen orman kadastro haritası ile kadastro paftasının birbiri üzerine aplike edilmemesi ve eski tarihli resmi belge durumundaki memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre taşınmazın konumunun belirlenmemesi, arazi kadastrosu sırasında taşınmazın hangi nedenle kadastro harici bırakıldığının da araştırılmaması nedeniyle yapılan araştırma yetersiz ise de Ziraat uzmanı raporuna göre taşınmazın yaklaşık 400 m2’sinin tarım alet ve makinalarıyla işlenebilir durumda olduğu, üzerindeki 300 kadar zeytinden 40 tanesinin 35-40 yaşlarında, bunun dışında kalanların 2-10 yaş arasında zeytin ve zeytin delicesi niteliğinde olduğunun açıklanmış olması ve dosya içindeki fotoğrafların da bu tespiti doğrulaması karşısında mahkemece taşınmazın tamamında imar ihya ve zilyedlik koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre hükme yöneltilen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/01/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.