Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/677 E. 2010/4549 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/677
KARAR NO : 2010/4549
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 176 ada 6 ve 11 parsel sayılı sırasıyla 2253 m2 ve 5942 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden fındıklık niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların öncesi itibariyle orman olduğu ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 6 parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 11 parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından 11 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1944 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. Madde uygulaması vardır.
Mahkemece temyize konu 11 parselin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve 1998 tarihli memleket haritasında fındıklık niteliğinde olduğunu bildiren bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hata sözkonusudur.
Şöyle ki; çekişmeli 11 parsel 1944 tarihli … fotoğrafları ile 1960 tarihli Memleket Haritasında yarıya yakın bölümü orman niteliğinde görünmektedir. Keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazların öncesi itibarıyla tarla olarak kullanıldığını, sonradan fındık ağacı dikildiğini haber vermişlerdir. Bu durumda, 1944 tarihli … fotoğrafı ile 1960 tarihli Memleket Haritasında görünen ağaçların orman ağacı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece orman olduğu kabul edilen 6 parsel ile temyize konu 11 parselin memleket haritasında ve … fotoğraflarındaki konumu aynıdır.
2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesi “orman sınır noktası ve hatlarının uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden,nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılacağı, sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadelerin arazinin durumuna göre inceleneceği, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise onun esas alınacağı” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde, aplikasyon hattının memleket haritasındaki bulgularla destekleneceği öngörülmüştür. Hazine taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğu iddiasıyla dava açtığına göre, taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kalmış olması değil, eski tarihli resmi belge niteliğindeki memleket haritaları ve … fotoğraflarındaki konumu önem kazanmaktadır.
O halde 11 parselin … fotoğrafı ve memleket haritasında orman olarak görünen bölümünün yüzölçümü … elemanı aracılığıyla belirlenmeli, bu bölümün 6 parselde olduğu gibi orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06.04.2010 günü oybirliği ile karar verildi.