Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2788 E. 2010/5830 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2788
KARAR NO : 2010/5830
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 02.06.2009 tarihli dava dilekçesinde, Kutlukent beldesinde yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında 122 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun ormancı üyesi Yalçın …’in işe başlama tutanağı dahil hiçbir tutanakta imzası olmadığını, ilan edilen tutanaklarda ise ilgili üyenin varmış gibi gösterildiğini, ayrıca kanun gereği Belediye encümenince alıncak karar ile bir kişinin komisyonda görevlendirilmesi gerektiği halde belediye encümenince alınmış bir karar bulunmadığını, komisyonda bulunan matbu bir evrakın isim yazılarak belediye başkanlığınca imzalandığını, bu nedenle yapılan orman kadastrosu ve 2B işleminin yok hükmünde olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, kural olarak tespit davasının dinlenebilmesi için genel dava şartlarından başka iki özel koşula daha ihtiyaç bulunduğu, ilki tespit davasının konusunu hukuki bir ilişkinin olması ve hemen tespitinde hukuki yararı bulunmasıdır. Bunun yanında davacının hukuki yaranın hali hazır ciddi bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olması, tehdidin yakın ve ciddi olması, bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumunun belirsizlik ve tereddüt içinde olması ve davacı için zarar getirebilecek nitelikte olması gerekir. Dava konusu orman kadastro işlemi 10.08.1998 tarihinde ilan edilerek 10.02.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Somut olayda, davacı tarafça tespiti istenilen konu, bir hukuki ilişki değildir. davacının bir hakkı veya hukuki durumunun hali hazır bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edildiğinin yok hükmünde olduğunun tespiti istenilen orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren yasada öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olması karşısında kabule olanak yoktur. Davacı …, kendisi ile ilgili belli bir taşınmazda yapılan orman kadastrosunun iptalini içerir, eda davası açsaydı dahi davası hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddedilecekken bir çalışma alanında yapılan, kendisine ait olmayan taşınmazlar bakımından dahi sonuç doğuracak biçimde orman kadastro çalışmalarının tümden yok sayılmasının tespit edilmesini isteyemez. Gerek 6831 sayılı yasanın 11.maddesi, gerekse Yargıtay uygulamalarıyla istikrar kazanmış tespit davasının şartları değerlendirildiğinde, davacının bir yörede yapılan orman kadastro çalışmalarının tümden yok sayılmasını içerir eldeki bu davayı açmak hak ve yetkisi bulunmadı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosu ve 2B işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti davasıdır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.