Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6090 E. 2010/7024 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6090
KARAR NO : 2010/7024
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 29.01.2008 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği … … sınırları içende kalan 8 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı 30 yılı aşkın süredir zilyet ettiğini, parselin kendisine ait 339 parselle birlikte bir bütün olarak kullanıldığını, tarıma elverişli olduğunu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … Yenibağlar mevkiinde bulunan 01.06.2008 tarihli bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 6686 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Köy Tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu …’de genel kadastro 1966 yılında yapılıp kesinleştir.
Orman kadastrosu ise 1972 yalında yapılıp kesinleşmiş, 1978 yılında aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması yapılıp dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz için davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; Çekişmeli taşınmaz devlet ormanına sınır olduğu halde, Medeni Yasanın 713/3 Maddesi gereğince dava Orman Yönetimine yaygınlaştırılmamış, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmamış, zilyetlik konusunda soyut yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmiştir.
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin niteliği, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu haritasının uygulanması suretiyle belirlenir. Ancak 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre sadece devlet ormanları sınırlandırılıp, bu yasaya göre yapılan orman tahditi dışında kalan yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı 4785 Sayılı Yasa ile devletleşen ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak araştırma ile belirlenmelidir. Yine orman bazında yada seri bazında yapılan orman kadastrosunda, seri dışında kalan ormanların orman sayılan yerlerden olup olmadığı değerlendirilmeyip, bu tür yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasa hükümlerine göre yapılacak araştırmayla saptanmalı, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ile Orman kadastro Yönetmeliğinin 26/h maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılabileceği, orman kadastro komisyonlarının yasa ve yönetmelikle kendisine verilen bu yetkisini ortadan kaldırır kesin hüküm oluşturulamayacağı gözetilmelidir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eski tarihli memleket haritası ile dava tarihine en yakın zamanda çekimi yapılan … fotoğraflarına dayalı hazırlanan
memleket haritası ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında yapılan orman kadastrosunun yapımında kullanılan … fotoğrafları getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak orman tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli,
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekir. Bu sebeple, yeniden yapılacak keşifte, Hazinenin, Davacının ve davalının varsa zilyetlik tanıkları ile mera olup olmadığını belirleme yönünden çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyden olmayan ve bu köyü bilen yeterince yaşlı yerel bilirkişiler tesbit edilip taşınmaz başında dinlenip, gerekirse ve varsa mera nitelikli vergi ve tapu kayıtları uygulanmalı, gerçek kişi zilyetliğinin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalı, Kaymakamlık Men kararına ekli soruşturma evraık kapsamında bulunan davacı ifadesinde taşınmazın daha 5 yıldır koyun salarak kendisi tarafından zilyet edildiği yönündeki beyanı ile taşınmazın iki yıldır davacı tarafından zilyet edildiği yönündeki tanık beyanları kendilerine okunanarak çelişkiler giderilmelidir. Davacının komşu parsellerin dosyada bulunmayanların tutanak ve dayanakları getirtilip, zaten dosyadakiler ile birlikte uygulanarak, çekişmeli taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, toprak bilgisine sahip tarım uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif toprak numuneleri alınıp incelettirilerek, tarım toprağı olup olmadığı, mera yada devletin hüküm ve tasarrufu altındaki
diğer yerlerden olup almadığı, tarım toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14.
maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı toprak bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin ve davalı Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının temyiz eden Köy Tüzelkişiliğine iadesine 26.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.