Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12331 E. 2011/10996 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12331
KARAR NO : 2011/10996
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 101 ada 27 parsel sayılı 9678,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, katılan davacı … Yönetimi ise 09/03/2010 tarihli dilekçe ile taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı Hazinenin açtığı davanın reddine, katılan davacı … Yönetiminin açtığı davanın kabulüne ve dava konusu … ili, … ilçesi … köyü, 101 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının (kadastro tespitinin) iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece keşfen yapılan uygulamada davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı belirlendiğine göre, davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın tarla vasfında Hazineye ait yerlerden olduğu yönündeki temyiz itirazlarnın reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişinin temyiz itirazarına gelince;
Mahkemece, taşınmazın tamamının orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle, katılan davacı … Yönetiminin davası tamamen kabul edilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ile çelişmektedir. Şöyle ki, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan, kısmen orman sayılmayan alanda kaldığı, kesinleşmeyen orman tahdid hattının da eski tarihli bu belgeler ile uyumlu olduğu ve çekişmeli taşınmazın kesinleşmeyen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümün de eski tarihli belgelere göre orman sayılan alan içinde kaldığı belirlendiği halde, taşınmazın orman sayılan ve sayılmayan bölümlerinin ifraz edilip davalı yönünden 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki sınırlamanın aşılıp aşılmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle birbiri ile uyumlu olan eski tarihli belgeler ve 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan kesinleşmeyen tahdit hattına göre taşınmazın orman sayılan ve sayılmayan bölümleri belirlenip, yüzölçümleri bilirkişi marifeti ile tespit edildikten sonra, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalı ve murisleri yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, sınırlamanın aşılmadığı tespit edildiği takdirde, taşınmazın eski tarihli belgelere göre orman sayılmayan bölümü yönünden davanın reddine, orman sayılan bölümü yönünden kabulüne karar verilmelidir. Böylesine bir inceleme yapılmadan dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile katılan davacı … Yönetiminin davasının tamamen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının gerçek kişiye iadesine 04/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.