YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3825
KARAR NO : 2011/7479
KARAR TARİHİ : 14.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 25/12/2009 havale tarihli dilekçesinde, … köyü 119 ada 569 parsel sayılı taşınmaz, içerisinde kalan ve Kadastro Mahkemesinin 2006/20 esas 2007/211 karar sayılı ilamıyla orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilen 3376 m² yüz ölçümündeki taşınmazın adına tapaya tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine, Orman Yönetimine yönelik açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine karar verilmiş. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler davacının çekişmeli taşınmazı … …’tan satın aldığını, taşınmazın yaklaşık 20 yıldır kullanılmadığını, davacının taşınmazın satın aldıktan sonra bir defa sürdüğünü beyan etmişlerdir. Keşifte bilgisine başvurulan ziraat bilirkişisi ise 15/05/2010 tarihli raporunda taşınmazın en az 20 yıldır tarımsal amaçlı kullanılan 2. sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğunu bildirmiş, mahkemece yerel bilirkişi beyanları ile ziraat bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğundan ziraat bilirkişisinden ek rapor alınmış, ziraat bilirkişi 22/11/2010 tarihle ek raporunda taşınmazın toprağının yumuşak yapıda, organik minarellerce …, içerisinde fazlaca taş bulunmayan yapıda olması nedeniyle yaklaşık 20 yıldır tarımsal amaçlı kullanıldığı kanaatinin oluştuğu, ancak ekim ve dikim yapılmadan belli aralıklarla 3-5 yılda bir derin sürüm yapılarak nadasa bırakılan ve disgora veya tırmık çekilen arazilerde toprak tekstürünün benzer özellikler arz edebileceği bildirilmiştir. Ek ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 3-5 yılda bir sürülmesi halinde taşınmazın mevcut durumda gözükmesinin mümkün oluğu bildirildiğinden yerel bilirkişiler ile ziraat bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmemiştir. Ayrıca taşınmazın aynına ilişkin davalarda tarafa tanık taşınmaz başında dinlemesi zorunlu olup duruşmada dinlenen tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle mahkemece öncelikle dava tarihinden 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek önceki bilirkişiler dışında Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita – Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin … fotoğrafı ve memleket haritasında şekilde nitelendirildiği taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı belirlenmeli; davacı yönünden 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, davalı yerde kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacının belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak açtığı bir başka tescil davasının/davalarının bulunup bulunmadığı Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 14.06.2011 günü oybirliği ile karar verildi.