Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12451 E. 2012/17315 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12451
KARAR NO : 2012/17315
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan bayilik sözleşmesindeki yükümlülüklerinin davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilinin, noterden gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini davalıya bildirdiğini, sözleşmenin 24. ve 36. maddeleri gereğince davalının bir dönemde 30 gün süre ile hiç LPG almamasının ve LPG alımlarında bir önceki yılın aynı ayına nazaran %20′ den fazla düşüş olmasının sözleşmenin ihlali anlamına geldiğini, müvekkilinin sözlü ve en son olarak yazılı ihtarına rağmen davalının LPG alışlarında zamanla bariz düşüşler olduğunu, sözleşmenin 27. maddesi gereğince müvekkilinin sözleşmeyi haklı feshi nedeniyle maruz kaldığı zarar-ziyan ile sözleşme süresinin sonuna kadar hesap edilecek kar mahrumiyetini talep etme hakkının olduğunu ve ayrıca sözleşmenin 28. maddesi gereğince de haklı fesih nedeniyle cezai şartın müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100-TL menfi zararının, 15.000-TL yoksun kalınan karın ve 10.000-TL cezai şartın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bayilik sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, feshe konu 2009 yılı 5. ayında müvekkilinin davacının başka bir bayisi olan davadışı …Ltd. Şti. nden LPG satın aldığını, ayrıca davacının müvekkilinin bayilik bölgesi içerisinde bir başka bayilik daha verdiğini, bu nedenle müvekkilinin satışlarında düşüş olduğunu, haksız fesih nedeniyle davacının müvekkilinden herhangi bir şey istemesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davadışı Zeki Çakır ile davalının bayilik bölgesinde LPG satışı yapması konusunda sözleşme yapmış olduğunu, bu kişiye satacağı LPG’ ler nedeniyle davalıdan menfi zarar ve kar mahrumiyeti isteyemeyeceğinden bu taleplerinin reddine, cezai şart bakımından ise, hakkaniyet gereğince takdiren 8.000-TL cezai şartın dava tarihi olan 29/06/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan rapora itirazda bulunmuş olmalarına rağmen mahkeme bilirkişi … tarafından sunulan 24.01.2011 tarihli rapora itibar ederek karar vermiştir. Bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli mahiyette olmadığından tarafların da itirazlarını karşılayacak mahiyette yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamakla, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.