Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10565 E. 2012/16153 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10565
KARAR NO : 2012/16153
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipotek (ipoteğin fekki) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı … arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin teminatı olarak dava dışı … adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini ve ipotekli taşınmazın 11.06.2008 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, kredi geri ödemelerinin aksaması sonucu davalı banka tarafından hesabın kat edildiğini, 20.08.2009 tarihli hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilemediğini, buna rağmen müvekkili hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişildiğini, İİK.nun 149. Maddesi gereğince muacceliyet ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediğinden müvekkili açısından borcun muaccel hale gelmediği gerekçesiyle takibin iptaline yönelik icra mahkemesine başvurulduğunu, müvekkili tarafından 20.08.2008 tarihli hesap kat ihtarında belirtilen meblağın tevdii mahalli tayini yaptırılmak suretiyle davalı banka adına depo edildiğini, ancak davalı banka tarafından ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipotekli taşınmazı satın alan davacının ipotek bedeli ile sorumluluğunun bulunduğunu, ipotek bedeli kadar müvekkili bankaya ödeme yapmakla yükümlü olan davacı yanca yapılan kısmi ödemenin ne borcun tamamını ne de ipotek limitini karşılamadığını, davacının bu miktarı ödemeden sorumluluktan kurtulamayacağı gibi ipoteğin de kaldırılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının ipotekli taşınmazı üzerindeki 120.000,00 TL bedelli ipoteği ile birlikte satın aldığı, davalı banka tarafından ipotek borçlusu dava dışı …’in ipotekle teminat altına alınan borcu ödemediğinden kanuni takibe geçildiği, bu bağlamda asıl borçluya ve ipotekli taşınmaz maliki olan davacının tapu idaresine bildirmiş olduğu adresine ihtarname gönderildiği, her ne kadar davacıya hesap kat ihtarı tebliğ edilememiş ise de davacının resmi mercilere bildirmiş olduğu adreslerini değiştirdiği halde yeni adresini bildirmediği, bu durum karşısında borcun muaccel hale gelmediğinin ileri sürülmesinin TMK.nun 2. maddesinde tanımlanan dürüst davranma ilkesine aykırı olduğu, dava dışı asıl borçlu …’in paranın depo edildiği 22.09.2010 tarihi itibarı ile davalı bankaya toplam 66.530,72 TL borçlu olduğu, dolayısıyla anılan bedelin de davacı tarafça da eksik depo edildiği, TMK.nun 884/1 maddesi uyarınca borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebileceğinden asıl borç ödenmeden ipoteğin de kaldırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı yararına icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.