Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3784 E. 2011/11215 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3784
KARAR NO : 2011/11215
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … İlçesi … köyü 101 ada 74 sayılı parsel 10444 m2 yüzölçümünde tarla niteliği ile Mayıs 1951 tarih 3 numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle … adına tesbit edilmiştir. Aynı yer, 101 ada 182 parsel ise ilk tesis kadastrosu öncesinde orman kadastrosunun kesinleşmiş olması ve orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılmış olması nedeniyle 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince içinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tutanak düzenlenmeksizin tapu kütüğüne aktarılmıştır.
Hazine; 101 ada 74 parselde tesbite esas alınan tapu kaydı miktar fazlasının ormandan kazanıldığını ileri sürerek bu kısmın tesbitinin iptali ve Hazine adına tescili istemi ile,
Orman Yönetimi; 101 ada 74 parselin bir kısmının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ve bu kısmın tapusunun iptaliyle orman niteliğinde Hazine adına tescili istemi ile,
… ise; iskan tapusu ile kendi zilyetliğinde bulunan taşınmazın 101 ada 182 sayılı parsel içinde tesbit edildiğini ileri sürerek, bu yerin adına tescili istemi ile davalar açmışlar; açılan davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulüne, Hazine’nin davasının kısmen kabulüne, …’ın davasının kabulüne, 101 ada 74 parselin (A) ile işaretli 775 m2’lik kısmının tesbitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına, kalan 9669 m2’lik kısmın tesbit gibi … adına tesciline, 101 ada 182 parselin (B) ile işaretli 2625 m2’lik kısmının tesbitinin iptali ile davacı … adına, kalan 7.043.900 m2’lik kısmın tesbit gibi orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19/02/2008 tarih, 2008/1270 – 2557 Sayılı Kararıyla çekişmeli … köyü 101 ada 74 sayılı parselle ilgili hüküm onanmış; 101 ada 182 sayılı parselle ilgili hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Dava konusu taşınmazın kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman sınırları içinde kalması nedeniyle kadastro tutanağının düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kesinleşen ve tapuya bağlanan orman parseli içinde olması nedeniyle tapu kütüğüne aynen aktarılması amacı ile ada ve parsel numarası verildiği, bu nedenle 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olmadığı (HGK’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 S.K.) göz önünde bulundurularak, kadastro mahkemesinin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilmiştir. Kadastro mahkemesince bozma ilamına uyularak dava … Asliye Hukuk
Mahkemesine aktarılmış; asliye hukuk mahkemesince davanın kısmen kabulüne, … köyü 101 ada 182 sayılı parselin 22/09/2006 havale tarihli fen bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 2625 m2’lik bölümünün bu parselden ifrazı ile davacı … adına; geriye kalan ve (A) harfi ile işaretli 7.041.275.00 m2’lik bölümün orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu ilk kez 1971 yılında … içinde yapılmış; 12.05.1972 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Daha sonra 1979 yılında 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde; 1992 yılında sınırlandırması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması ile, henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulamaları yapılmış ve kesinleşmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; çekişmeli … köyü 101 ada 182 parselin ilk tesis kadastrosundan önce orman olarak sınırlandırılıp kesinleşen alanda kaldığı, bu nedenle 3402 sayılı Yasanın 22/ son maddesi gereğince içinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tutanağı düzenlenmeksizin tapu kütüğüne aktarıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı herhangi bir belgeye (tapu kaydı) dayanmaksızın bu yerin kendisi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
6831 sayılı Yasanın 05.11.2003 tarihinde 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilen 6. maddesinde hükmünü bulan “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur. “ hükmü gereğince bu tür bir yere dava açılabilmesinin koşulu tapu kaydına dayanılmasıdır. Aksi takdirde kesinleşen tahdit sınırları içinde kalan bir yerin tapusunun iptali istenemez. Bu durum karşısında davanın dinlenme olanağı da yoktur.
Açıklanan yön gözetilerek davanın reddi gerekirken aksi görüşle kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 06/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.