YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8693
KARAR NO : 2011/7926
KARAR TARİHİ : 23.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Kösbucağı köyü, 1874 parsel sayılı 14220,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 313/2 nolu vergi kaydıyla zeytinli tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2002/5671-6967 sayılı 23.09.2002 günlü ilamıyla; “yapılan uygulamanın yetersiz olduğu, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını belirlemeye yeterli bulunmadığı, bu nedenle yeniden yapılacak keşifle kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftasının ölçekleri denkleştirilerek çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun saptanması” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Kösbucağı köyü, 1874 nolu parselin tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Bölgede 14.02.1979 yılında ilan edilen ve itiraz nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ile 31.03.1992’de ilana çıkarılan kesinleşmeyen yerlerde orman kadastrosunun tamamlanması ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır. Daha sonra 4999 sayılı yasa çalışmaları yapılarak 02.07.2008’de ilana çıkarılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve her ne kadar bozma ilamında kesinleşen tahditten bahsedilmişse de bölgede 14.02.1979 yılında ilan edilen ve itiraz nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunduğu,1992 yılında yapılan orman kadastrosunun ve 2/B madde çalışmalarının eldeki dava nedeniyle kesinleşmediği, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmaya göre çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, üzerinde deliceden aşılama 60-70 yaşlarında zeytin ağaçları ile az sayıda harnup ağacı bulunduğu, davalılar adına 3573 sayılı Yasa gereği verilen tapu kaydı olmadığı ve bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4., 6. ve 7. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimi yararına, davalı taraf aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine ve onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 23/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.