Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12203 E. 2011/11995 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12203
KARAR NO : 2011/11995
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 27.05.2010 gün 2010/340-3850 sayılı bozma kararında özetle; “Tespit günü itibariyle taraflar arasındaki meni müdahale davası derdest olduğundan, tutanağın malikhanesinin doldurulmuş olması hukuken sonuç doğurmaz. Görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilen dosyada, mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30.maddesi uyarınca, re’sen araştırma yapılarak taşınmaza ait tapu kaydının malikhanesinin, gerçek hak sahibi adına doldurulması zorunludur. Çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespitine itiraz yoluyla ve bu dava gözetilmeden davalar açıldığı ekli dosyalardan anlaşılmaktadır. Açılan davalar sonucunda sicil oluşmuş olması halinde adına sicil oluşan malik de davaya dahil edildikten sonra mahkemece taşınmazın … veya orman olup, olmadığı yönünden yöntemince araştırma yapılmalı, çekişmeli taşınmazın … veya orman olduğunun belirlenmesi halinde, … olarak sınırlandırılmasına veya orman niteliği ile Hazine adına tesçiline karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, taşınmazın bu nitelikte yerlerden olmayıp, zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olduğu sonucuna varılması halinde zilyetlikle edinme yönünden gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlık çözülmeli, çekişmeli taşınmazın gerçek hak sahibi veya sahipleri adına tesciline karar verilmelidir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE ve dava konusu … köyü 112 ada 1 sayılı parselin fen bilirkişisi …’in 20.04.2011 hakim havale tarihli raporunda (A) işaretli kırmızı ile taralı 84 m²’lik bölümün orman niteliği ile tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3. maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman sınırları içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli harita ve fotoğrafların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu üzerinde ev yanı sıra civar ormanlarda yetişen çam ağacının da bulunduğu, bu haliyle sınırdaki devlet orman ile bütünlük oluşturup devamı niteliğinde olduğundan devlet ormanı olduğu, 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda da orman sınırları içinde bırakıldığı belirlenerek yazılı şekilde yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur. Ancak; 3402 sayılı Yasının 30/2 maddesi gereğince malik hanesi boş bırakılan taşınmaza ilişkin Kadastro Mahkemesinin doğru sicil oluşturma görevi gereğince, taşınmazın tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adını tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yalnızca davalı taşınmazın (A) işaretli bölümüne ilişkin tescil hükmü kurulması doğru değil ise de; bu husus bozma nedeni yapılmamış, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında birinci bendde yer alan “fen bilirkişisi …’in 20.04.2011 hakim havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterili kırmızı ile taralı 84 m²lik kısmın” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine 24/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.