YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10365
KARAR NO : 2012/17018
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacıdan haricen arsa satın aldığını, tapunun verilmemesi halinde kendisine ödenmek üzere dava konusu bononun verildiğini, bononun müvekkilinin eşi tarafından doldurularak … ve …’e imzalattırıldığını, ancak bonoda hem alacaklı hem de borçlu … olarak yazıldığından alacaklı kısmının tarafların huzurunda müvekkili tarafından çizilerek kendi adının yazıldığını, eksik kalan kısımlarında müvekkili tarafından doldurulduğunu, arsa satışının gerçekleşmeyip bono bedeli de ödenmeyince müvekkilinin icra takibi yaptığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalının taşınmaz satış sözleşmesinin tarafı olmadığı, icra takibine dayanak senedin satım sözleşmesi nedeniyle verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, yine davalının senet metnindeki lehtar … ismini çizerek kendi adını yazdığını beyan ettiği, her ne kadar davalı tarafça, gayrimenkul ile ilgili tüm hakların dava dışı … tarafından kendisine temlik edildiği beyan edilmiş ise de temlikin senedin taraflarını değiştirmeyeceği, senedin … tarafından davalıya temlikinin olmadığı, ayrıca lehtar hanesindeki değişikliğin usulüne uygun paraflanmadığı dolayısıyla davacı ile davalı arasında takibe dayanak senedin düzenlenmesine esas teşkil edecek herhangi bir ilişki bulunmadığı, davacının senet nedeniyle davalıya bir borcunun olmadığı, davalı tarafça davacı hakkında icra takibi yapılmasının iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.