Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8322 E. 2011/12266 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8322
KARAR NO : 2011/12266
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29/12/2008 gün ve 2008/16919 – 18927 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Taşınmaz başında 24/08/1990 ve 21/05/1991 tarihlerinde taşınmaz başında yapılan keşiflerde hazır bulunan orman bilirkişilerince taşınmazın keşif tarihindeki eylemli durumu inceleme konusu yapılarak rapor düzenlenmiş; memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılarak evveliyatı araştırılmamış; 10/12/1991 tarihli keşifte ise orman araştırması yapılmamıştır. 23/06/1994 tarihinde yapılan keşifte hazır bulunan ve raporu hükme esas alınan Orman Yüksek Mühendisi …’nin raporunda ise bu belgelerin uygulandığı, buna göre çekişmeli yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmediğinden raporun denetlenememesi üzerine bu yolda uygulama yapılması için dosya yerel mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece bilirkişilerden taşınmazın bu belgeler üzerinde konumunun gösterildiği ek rapor alınmıştır. Yapılan bu uygulamaya göre taşınmaz yapraklı ağaç sembollü yeşil alanda görünmektedir. Mahkemenin hükme esas aldığı rapor ile ek raporun birbiri ile çelişkili olması doğru bir biçimde araştırma ve incelemenin yapılmadığı kanısını uyandırmaktadır.
Komşu parsel tutanakları ve dayanağı belgeler de getirtilerek uygulanmamış, çekişmeli taşınmaz yönünü ne okudukları incelenerek tanık ve bilirkişi sözleri denetlenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; komşu parsel tutanak ve dayanakları uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne okudukları incelenmeli, memleket haritası üzerindeki işaretlerin ne anlama geldiği bilirkişilere açıklattırılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonda davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 1118 sayılı parselin (A) ile gösterilen 21560.84 m2’si orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 11879.88 m2’si tesbitte olduğu gibi malikleri adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden yükletilmesine 31/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.