YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1723
KARAR NO : 2013/3649
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve köy tüzel kişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 02.08.2006 tarihli dilekçe ile açtığı davada; 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, Yeşildere Köyünde 491 ada 1 sayılı parsele orman niteliği ile Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek, 03.07.2006 tarihinde 30 günlük kısmî ilâna çıkartıldığını, bitişikte bulunan alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu olan yerler hakkında 362 ada 1, 363 ada 1, 364 ada 1 ve 365 ada 1 parsel numaraları ile davalı köy tüzel kişiliği adına düzenlenen kadastro tesbit tutanakları kadastro mahkemesinde dava konusu olmaları nedeniyle mahkemeye gönderilmiş, mahkemece davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı köy aleyhine açılan davanın reddine, dava konusu 365 ada 1 sayılı parselin tarla niteliği ile Yeşildere Köyü adına tapuya tesciline, 362 ada 1, 363 ada 1 ve 364 ada 1 sayılı parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; Orman Yönetimi ve davalı köy tüzel kişiliği tarafından hüküm temyiz edilmekle bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.04.2011 gün ve 3259 – 4234 sayılı bozma kararında özetle; ” Davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazları yönünden; uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli resmî belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğundan köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazlarının reddi gerektiği;
Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 365 ada 1 sayılı parselin Teşrini sani 1309 tarih 11 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmişse de, tapu kaydının miktar ve hudut olarak davalı yere uyduğunun kabul edilemeyeceği, çekişmeli taşınmazların dört taraftan büyük orman parseli ile çevrili ve 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinin, orman içi açıklıkların özel mülke dönüşmesine izin vermediği, bu nedenle davanın kabulü gerektiği”ne değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, çekişmeli taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve köy tüzel kişiliğince temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince, davalı … Kişilğinden onama harcının alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.