YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11825
KARAR NO : 2010/1170
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :24/06/2009
Nosu : 236/750
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili,davalı …’ın kredi kartı borçlusu, diğer davalı …’ın garantör olarak imzaladığı Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesine göre davalıların kullandıkları kredi kartı borçları nedeniyle hesabın kat edildiğini, borcun ödenmemesi nedeni ile takibe giriştiklerini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının hesabı 2001 yılında kat etmesine rağmen 2008 yılında icra takibine başlayarak fahiş faiz istediğini, kredi kartına ilişkin tüm borçların ödendiğini, kredi kartı borcunu ödemek için 11.04.2003 tarihinde 4822 sayılı Yasa kapsamından faydalanmak için başvurduğunu, ama cevap alamadığını, kredi kartı sözleşmesinde kefalet ve sözleşme miktarı belli olmadığından davalı …’ın kefaletten sorumlu bulunamayacağını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen, dosyaya alacaklı olduklarına dair hesap çıkarmaya yarayacak hesap dökümü ve borcun sebebini, ödeme dekontlarını ve benzeri belgelerin ibraz edilmemesi ve mevcut delillerle alacak ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, Banka Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 01.03.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/2.maddesi uyarınca “Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı HUMK’nun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.”
Halen yürürlükte bulunan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142.maddesinde ise; “Fon, Fon Bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılır. O yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi, Fona devredilmiş olan İktisat Bankası ile davalı asıl borçlu … tarafından imzalanmış ve diğer davalının da kefaleti alınmış olup, dava da BDDK tarafından açıldığından ve 5411 sayılı Bankacılık Yasası’nın 142.maddesinde öngörülen görev hükmü, emredici nitelikte olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan anılan hüküm gereğince davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiği ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.