YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13734
KARAR NO : 2012/18030
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/1991 tarihinden itibaren … … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı kanundan yararlandırılma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, 01/01/1991 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında … … sigortalısı olduğunun tespitini ve 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasını istemiştir.
Mahkemece, davacının 01/10/1996-19/04/2011 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 01/10/1986 tarihinde resen tescil edildiği, , davacının prim borcundan kurtulmak maksadı ile 27/06/1996 tarihli dilekçesi ile … … sigortalı olmak istemediğini Kuruma bildirdiği, 17/11/1996 tarihinde terk formu verdiği, davacının … … sigortalılığının 01/01/1991 tarihi itibariyle iptal edildiği, davacının 20/04/2011 tarihi itibariyle yeniden … … sigortalısı olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 4/b-4 maddesinde bu ilke aynen benimsenerek tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları bildirilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez.
Davacının tescilinin Kurumca daha önce yapılmış olup, bu hususta muaraza bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın davacının prim borcundan kurtulmak maksadı ile verdiği dilekçe neticesi sigortalılığının iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı ve sigortalılık hakkından feragat edilemeyeceğinden mahkemece davacının 01/01/1991 tarihinden yeniden tescil tarihi olan 20/04/2011 tarihine kadar … … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 30/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.