Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/9723 E. 2013/11767 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9723
KARAR NO : 2013/11767
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1959 yılında yapılan kadastro sırasında … 5 parsel numarasını alan taşınmazın ifrazından oluşan 30 ada 39 parsel sayılı 264 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile davalı adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 68.64 m2’lik bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu bölümdeki bina ve tesislerin kal’ine, elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1938 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1976 ve 1990 yıllarında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon, 2. madde ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi kurulu raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırı içinde kısmen de dışında kaldığı, Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmazla aynı orman sınır hattı üzerinde ( 19-20-21 nolu OS) bulunan taşınmazlar hakkında aynı iddia ile açtığı davalar sonucu 30 ada 41 parselle ilgili davanın kısmen kabulü yolunda verilen kararın, dairenin 2009/2772 sayılı kararıyla; 30 ada 42 parselle ilgili hakkında kısmen kabul yolunda verilen kararın, dairenin 2009/2683 sayılı kararıyla; 30 ada 38 parselle ilgili kısmen kabul yolunda verilen kararın dairenin 2009/12348 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporları arasında uygulama birliği olduğu belirlenerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A ve 17. maddeleri ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 6 ve 7. paragraflarının kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 17.12.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.